Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/11005 E. 2011/2549 K. 22.02.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/11005
KARAR NO : 2011/2549
KARAR TARİHİ : 22.02.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın kısmen kabulüne kısmen reddine birleşen davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Asıl davada davacı …, 437 ada 5 parsel numaralı taşınmazda bulunan B blok 39 numaralı dairenin maliki olduğunu, binanın 17.8.1999 tarihli depremde çöktüğünü, binanın çökmesine yapımındaki kusurların neden olduğunu, evinin yıkılmasından ve eşyaların harap olmasından dolayı manevi acı yaşadığını ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 250.000.000 TL maddi, 5.000.000.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini istemiş, birleşen davada ise davacı …, A blok 8 numaralı daireyi davalılar …ve …’dan satın aldığını, binanın yapımındaki kusurlar nedeniyle 17.8.1999 tarihli depremde çöktüğünü, eşyalarının enkaz altında kaldığını, manevi acı yaşadığını belirterek daire ve eşyalar için 15.000.000.000 TL ve 5.000.000.000 TL manevi tazminatın tahsilini istemiştir.
Davalılar, asıl ve birleşen davada, hem gerçek kişi hemde şirkete karşı dava açılamayacağını, binanın yıkılmasına depremin neden olduğunu, kusurlarının bulunmadığını, zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, olay tarihi itibariyle bilirkişiler 2010/11005-2011/2549
tarafından bayındırlık birim fiyatları esas alınarak belirlenen daire değerinden BK’nun 43.maddesi uyarınca indirim yapılmak ve ayrıca eşya değerindende %35 oranında indirim yapılmak suretiyle ve taleple bağlı kalınarak asıl davada dairenin değerinin 4.958,98 TL ve eşyaların değerinin 1.430,00 TL olarak tesbitine, 250,00 TL daire ve eşyadan dolayı oluşan zararın davalılardan müterelsilen tahsiline, manevi tazminat isteğinin reddine, birleşen davada da daire ve eşya bedelinden indirim yapılmak suretiyle daire için 4.958,98 TL ve eşya için 1430 TL’nın davalılar … ve ölü davalı …’in terekesinden tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacılar ile davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları ile, davalı … ve ölü davalı …… mirasçılarının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacıların temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacılar, davalı yükleniciler tarafından ayıplı olarak inşa edilen ve 17.8.1999 tarihli depremde yıkılmış olması nedeniyle kullanılamaz hale gelen konutlar ve eşyalar için tazminat talebinde bulunmuşlardır. Mahkemece bilirkişi raporuna göre belirlenen dava konusu dairelerin ve eşyaların bedelinden BK’nun 43.maddesi gereğince %35 oranında hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle hüküm kurulmuş isede olayda hakkaniyet indirimi uygulanarak hüküm kurulması mümkün değildir. Zira müteahit satıcı davalı gerçek kişiler, davacılara karşı BK 217. maddesi delaletiyle aynı kanunun 194. maddesi gereğince “satıcının ayıba karşı tekeffülü” hükümlerine göre sorumlu olup, binanın tekniğine uygun olmayan şekilde eksik ve kusurla yapılmasından dolayı depremde oluşan davacıların zararlarının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerekir. Mahkemece aksine düşüncelerle hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3-Davalı gerçek kişiler tarafından davacılara satılan dairelerin bulunduğu binaların 17.8.1999 tarihinde meydana gelen depremde tamamen yıkıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, ayıplı imalat nedeni ile davacılara satılan dairelerin depremde tamamen yıkıldığı gözetilerek, davacıların dairelerin yıkımından dolayı zararları belirlenirken dairelerin deprem tarihindeki serbest piyasa koşullarına göre arsa değeri hariç binanın imalat değeri saptanmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bayındırlık birim fiyatlarına göre değer tesbiti 2010/11005-2011/2549
yapılarak hüküm verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
4-Asıl davada davalı şirketin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı …’nun davaya konu daireyi 29.12.1993 tarihinde davalılar … ve ……’tan satın aldığı, yapı ruhsatında da müteahit olarak davalılar …ve …’in yer aldığı anlaşılmakta olup, davacı … ile davalı şirket arasında akdi bir ilişki ve dolayısıyla davalı şirketin sorumluluğunu gerektirir bir durum bulunmamaktadır. Mahkemece değinilen bu yön gözetilerek davalı şirket hakkında davacı … tarafından açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, davalı şirket hakkında da yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacıların diğer, davalı … ile davalı …… mirasçılarının (tereke temsilcisinin) tüm temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2 ve 3 numaralı bentler uyarınca davacılar, 4 numaralı bent uyarıncada davalı şirket yararını BOZULMASINA, peşin alınan 94,90 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 22.02.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.