Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/3448 E. 2012/12705 K. 17.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3448
KARAR NO : 2012/12705
KARAR TARİHİ : 17.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının satın alıp tadilatını yatırdığı bağımsız bölümü davalıların murisinden haricen satın aldığını ancak tapusunun verilmediğini bildirerek, satış bedeli için verdiği senetlerin takibe konulması nedeniyle borçlu olmadığının tesbiti ve takibin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, Tüketici Mahkemelerinin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun, Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar.
Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacı davalının inşaat işiyle uğraştığını, dava konusu taşınmazın davalıların murisi tarafından alınıp tadilatı yapıldıktan sonra kendisine satılması nedeniyle satış bedeline mahsuben senetler verildiğini iddia ederek borçlu olunmadığının tesbitini talep etmiştir. Davalılar ise murislerinin inşaat işiyle uğraşmadığını, ortağı olduğu dava dışı şirketin inşaat işiyle uğraştığını, dava konusu senetlerin taşınmaz satışı için verilmediğini, taşınmaz satışı olmadığını savunmuşlardır. Dosya kapsamına göre, davalının müteahhitlik işi ile iştigal ettiği ve bu kapsamda taşınmaz sattığına ilişkin, bilgi bulunmamaktadır.Buna göre taraflar arasında 4077 sayılı kanunda belirtilen şekilde taşınmaz satış sözleşmesi bulunmamaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Mahkemece işin esasına girilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle kararın temyiz eden davalılar yararına, BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde …, …, …’a iadesine, 17.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.