Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/12441 E. 2011/7394 K. 09.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12441
KARAR NO : 2011/7394
KARAR TARİHİ : 09.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … geldi, davalılar tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı vekili, müvekkiline ait dairenin bulunduğu binanın 17.8.1999 depreminde yıkıldığını ve kullanılamaz hale geldiğini, ayrıca kızının da depremde vefat ettiğini, mahkemece yaptırılan tespitte binanın yasa ve yönetmeliklere aykırı şekilde inşa edildiğinin belirlendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik yıkılan ev için 30.000.00 TL ve enkaz altında kalan eşyalar nedeniyle 18.280.00 TL maddi tazminat ile kızının ölümü nedeniyle de 20.000.00 TL manevi tazminatın faizi ile tahsiline karar verilesini istemiştir.
Davalılar, binanın deprem yönetmeliğine uygun yapıldığını, fay hattı üzerinde bulunan binaların yıkıldığını, diğer binaların sağlam kaldığını ve depremin mücbir sebep olduğunu savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile B.K. 43 maddesi gereğince %35 hakkaniyet indirimi yapılarak yıkılan ev için 3.428.64 TL ile enkaz altında kalan eşyalar nedeniyle 1.368.25 TL maddi tazminat ile 4.500.00 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
2010/12441-2011/7394
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalılar tarafından ayıplı olarak inşa edilen konutun 17.8.1999 depreminde yıkılmış olması nedeniyle tazminat isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, alınan bilirkişi raporunda taşınmazın arsa payı hissesi davacı üzerinde kaldığı için dairenin olay tarihi itibariyle Bayındırlık birim fiyatlarına göre belirlenen yapım bedeline hükmedilmiştir. Davacının satın aldığı daire tekniğine uygun olarak inşa edilmediğinden depremde yıkılmış olup, bu durumda davacı yıkılan dairenin yıkım tarihindeki piyasa rayiç fiyatlarına göre belirlenecek yapım bedelinin tahsilini talep etme hakkına sahiptir. O halde mahkemece dairenin olay tarihindeki arsa hariç serbest piyasa rayiç fiyatlarına göre belirlenecek yapım bedeline hükmedilmesi gerekirken bu husus gözardı edilerek Bayındırlık Bakanlığının birim fiyatlarına göre yapılan hesaplama gereğince hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
3–Mahkemece bilirkişi raporuna göre belirlenen daire bedeli ile enkaz altında kalan eşya bedelinden B.K. nun 43.maddesi gereğince %35 oranında hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle hüküm kurulmuş ise de olayda hakkaniyet indirimi uygulanmak suretiyle hüküm kurulması mümkün değildir. Zira müteahhit satıcı ve TUS sorumlusu davalılar davacıya karşı BK 217. maddesi delaletiyle aynı kanunun 194 maddesi gereğince “ satıcının ayıba karşı tekeffülü “ hükümlerine göre sorumlu olup, binanın tekniğine uygun olmayan şekilde eksik ve kusurlu yapılmasından dolayı depremde oluşan davacı zararının tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerekir. Mahkemece aksine düşüncelerle hakkaniyet indiriminde bulunmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci ve üçüncü bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 825,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 9.5.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.