Yargıtay Kararı 2. Hukuk Dairesi 2011/23119 E. 2012/1267 K. 25.01.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/23119
KARAR NO : 2012/1267
KARAR TARİHİ : 25.01.2012

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi

Taraflar arasındaki davaların birleştirilerek yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm her iki dava yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Davacı-davalı (koca) tarafından evlenme tarihinde davalı-davacı (kadın)’ın akıl hastası olması sebebiyle Türk Medeni Kanununun 145/3. maddesine dayanarak evliliğin iptali davası, davalı – davacı (kadın) tarafından da davacı-davalı (koca)’ya karşı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesinde yer alan evliliğin temelinden sarsılması sebebiyle müstakil boşanma davası açılmış, her iki dava birleştirilerek görülmüştür.
Yerel mahkemece; evliliğin iptaline, birleşen boşanma davasının reddine karar verilmiş, davalı-davacı kadının temyizi üzerine hüküm Dairemizce 17.12.2009 tarihinde eksik incelemeye dayalı olarak bozulmuş, bozma sebebine göre diğer yönler incelenmemiştir. Bu durumda ilk hüküm bozulmakla tamamen ortadan kalkmıştır. Mahkemece bozmadan sonra; 28.12.2010 tarihinde evliliğin iptaline, boşanma davasının reddine karar verilmiştir. Karardan önce 9.1.2010 tarihinde boşanma davasının davalısı koca ölmüştür.
Bu halde; iptal davasının davacısı, boşanma davasının davalısı olan koca 9.1.2010 tarihinde öldüğünden evliliğin iptali davası açılmasından sonra ölmüş olması iptal davasını konusuz kılmaz ise de (TMK. md. 159): birleşen boşanma davasında boşanma talebini konusuz hale getirir.
Ölenin mirasçıları açılmış olan iptal davası ve boşanma davasını sürdürmüşlerdir.Bu durumda mahkemece; birleşen boşanma davası yönünden konusuz kalmış olması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına, ölen davacı-davalının mirasçıları davalı sağ eşin kusurunun tesbiti bakımından 6217 sayılı Yasa ile değişik Türk Medeni Kanununun 181/2. maddesi gereğince davaya devam ettiklerine göre davalı-davacı kadının kusurunun bulunup bulunmadığının tesbitine karar verilmesi gerekir. Bu yön gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru bulunmamıştır.
2-Davalı-davacı kadın yararına Türk Medeni Kanununun 158/2. maddesinin atfı gözetilerek Türk Medeni Kanununun 169. maddesi gereğince iptal davasının açıldığı tarihten nafaka yükümlüsünün ölümü tarihine kadar geçerli olarak uygun bir miktar tedbir nafakasının takdiri gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda l. ve 2. bentte gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre evliliğin iptali davasına yönelik temyizinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.25.01.2012 (Çar.)