Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/2421 E. 2011/10306 K. 28.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2421
KARAR NO : 2011/10306
KARAR TARİHİ : 28.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, maliki olduğu tarla vasıflı taşınmazın 102/105280 hissesini davalıya 66.750.TL(0,06 YTL) bedelle 13.8.1985 tarihinde sattığını, 6.750. TL’sini peşin alıp bakiye alacağı 60.000. TL’si için davalının ipotek tesis ettiğini, bu güne kadar davalının hiçbir ödemede bulunmadığını, aradan geçen uzun zaman zarfında ipotek bedelinin değerini kaybettiğini ileri sürerek paranın alım gücü, gayrimenkuldeki değer artışı, ekonomik ve sosyal gelişim, piyasa durumları gözönüne alınarak satın alınan arsanın şu anki rayiç bedelinin bilirkişilerce hesaplanarak şimdilik 8.000. TL alacağın ipotek tesis tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, bilahare talebini 29.524,50.TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ipotekli taşınmazın rayiç bedeli olan 29.524,50.TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, ödenmeyen taşınmaz satım bedeline ilişkin tesis edilen ipotek bedelinin güncellenmiş bedelinin tespiti ile bu bedelin tahsiline ilişkin eldeki davayı açmıştır. İpotek; halen mevcut veya henüz doğmamış olmakla birlikte ilerde doğması kuvvetli kişisel bir alacağı teminat altına alma amacı güden feri nitelikte sınırlı bir ayni haktır. Bu haliyle ipotek, teminat altına alınan alacağa bağlı bir hak olarak kendini gösterir. Kural olarak da ipotek, sözleşmeyle kurulur. İpotek sözleşmeyle kurulmuşsa, ipotek akdinin
2011/2421-10306
kapsamını sözleşmenin içeriği tayin eder. Taraflarca sözleşmede kararlaştırılan hükümlere, istisnalar hariç hâkimin müdahale yetkisi yoktur. Ancak kanun bazı alacak türleri için alacaklıya, tescilsiz hüküm ve sonuç meydana getiren rehin hakkı tanımıştır (TMK. m.865-867).
Bazen de kanun bazı alacaklar için alacaklıya, tescille kurulabilen rehin hakkı tanımıştır. Bunlar kanundan doğrudan kaynaklanan tescilsiz rehinden farklı olarak, alacaklının talep etmesi halinde tescille hüküm ve sonuç meydana getiren rehinlerdir. Bunlara da kanundan kaynaklanan rehin hakları denir. Kanundan dolayısıyla kaynaklanan rehin haklarının neler olduğu TMK. m.893’de “satıştan doğan alacağı için satılan taşınmaz üzerinde satıcının, elbirliği ortaklığına giren taşınmazlarda paylaşmadan doğan alacakları için birlikte mirasçı olanlar veya diğer elbirliği ortaklarının, bir taşınmaz üzerinde yapılan yapı veya diğer işlerde malzeme vererek veya vermeden emek sarf ettikleri için malzeme ve emek karşılığı olarak malik veya yükleniciden alacaklı olan alt yüklenici veya zanaatkarların” rehin hakları olarak belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının dayandığı 13.08.1985 tarihli rehin hakkı yukarıda sözü edilen Türk Medeni Kanununun 893.maddesinde belirtilen satıştan doğan alacak için, satılan taşınmaz üzerindeki satıcının hakkı sebebiyle tesis edilmiştir. Belirtildiği üzere bu tür rehin hakkı kanundan kaynaklanan ipotek hakkıdır. Nitekim taraflar sözleşmede satış bedelinin ne olduğunu belirlemiş, ipoteğin süresi de “fekki bildirilinceye kadar” şeklinde kararlaştırılmıştır. Kısaca davacının satıcı ipoteğinden doğan hakkı, satış bedelinden kalan 60.000 TL’den(0,06 YTL) ibarettir. Faiz kararlaştırılmadığından ve ipoteğin fekki dava ile bildirildiğinden, bu alacağa geçmiş günler faizi de yürütülmesi gerekmez. Hal böyle olunca Mahkemece, bu saptamalar gözetilerek davacının satıcı ipoteğinden kaynaklanan alacağının 0,06 YTL olduğu gözetilerek yalnız bu bedele hükmedilip ipoteğin de terkinine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 439.00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 28.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.