YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13590
KARAR NO : 2011/13330
KARAR TARİHİ : 29.09.2011
… Yapı Koop vekili avukat … … ile 1-… 2-… vekili avukat … Düzgün aralarındaki dava hakkında … 1.Asliye Ticaret Mahkemesinden verilen 10.11.2009 gün ve 1101-805 sayılı hükmün Dairemizin 15.3.2011 tarih ve 2010/7976-3974 sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
K A R A R
Davacı kooperatif, davalılardan İsmet ile gayrimenkul satış sözleşmesi imzaladıklarını ve satış bedelini ödediklerini, teminat olarak da bir kısım senet verdiklerini, davalı …’in verilen senetlerden bir kısmını kardeşi diğer davalı …’ye ciro yoluyla verdiğini ve davalı …’nin de eline geçirdiği senetleri kooperatif aleyhine takibe koyduğunu, takip neticesinde kooperatif adına kayıtlı Kartal 2082 Ada, 1 parsel sayılı taşınmazın 18.03.1994 tarihinde yapılan ihale ile cebri icra sonucu 1.980.000.000 TL’ye dava dışı Bahri Adatepe’ye satıldığını, böylelikle taşınmazın ellerinden haksız olarak çıktığını, davalılar aleyhine menfi tespit davası açmış iseler de gerekli teminatı temin edip satışı durduramadıklarını, ancak bu dava sonucunda … 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 21.03.2000 tarih 1999/1061 Esas 2000/162 Karar sayılı ilamı ile Kartal 4. İcra Müdürlüğü’nün 1992/562 Esas sayılı dosyasına ödenen paranın dava tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verildiğini, ne var ki hükmedilen miktarın zararlarını karşılamadığını, gerçek zararlarının haksız nedenle ellerinden alınan taşınmazın dava tarihindeki rayiç değeri olduğunu belirterek şimdilik kaydı ile 100.000.000.000 TL’nin (100.000.YTL) reeskont faizi ile birlikte davalılardan tahsilini istemiş bilahare bu talebini ıslah ederek 1.001.000.00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm; her iki tarafça temyiz edilmiş; Dairemizce, davacının gerçek zararının davalılara karşı … 1.Asliye Ticaret mahkemesinde açtığı menfi tespit davaının kesinleştiği 8.10.2001 tarihindeki taşınmaz raiç değeri olduğu, bu tarihteki taşınmaz değerinin belirlenerek belirlenen bedele hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulmuş; bu kez davalılar karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
1-Temyiz ilamında belirtilen gerektirici nedenler karşısında usulün 440. Maddesinde sayılan nedenlerden hiçbirisine uygun 2011/13590-13330
olmayan davalıların sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
2-Davacı kooparatif, borçlu olmadığı halde bedelsiz senetlerin davalılarca takibe konulduğunu, bu takip sonucunda taşınmazın icraen 3.kişiye satıldığını ve senet bedellerinin böylece tahsil edildiğini, aynı olay nedeniyle davalılara karşı kendisininde menfi tespit davacı açtığını, davayı kazandığını ve davalıların haksızlıklarının kesinleşmiş mahkeme kararıyla sabit olduğunu ileri sürerek eldeki davayı açmıştır. Tarafları aynı olan ve kesinleşen … 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 1999/1061 esas ve 2000/621 karar sayılı dava dosyasının incelenmesinden eldeki davaya konu edilen ve icraen satışı gerçekleştirilen davacıya ait (1) parsel numaralı taşınmazın satışından icraen tahsil edilen bedelin istidadına karar verilmiş ve hüküm bu haliyle kesinleşmiş olmasına rağmen davacı kooparatifin bu parayı tahsil edip etmediği dosya kapsamından anlaşılmamaktadır. İcraca anılan taşınmazın satışından elde edilen bedelin davacıya iadesine karar verildiğine göre bu bedelin 8.10.2001 (menfi tespit davasının kesinleştiği tarih) tarihi itibariyle belirlenecek arsa raiç değerinden mahsubu gerekir. Aksinin kabulü davacının tahsil ettiği bedel kadar sebepsiz zenginleşmesine neden olacaktır. Hâl böyle olunca mahkemece, … 1.Asliye Ticaret Mahkemesince istirdadına hükmedilen paranın davacı tarafça tahsil edilip edilmediği araştırılmalı sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Ne varki mahkeme kararı bu gerekçe ile davalılar yararına bozularak iken zuhulen davalılar yönünden onandığı yeniden yapılan inceleme sonucunda anlaşıldığından bu yöndeki onama kararı kaldırılmalı, mahkeme kararı yeniden bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalıların diğer karar düzeltme taleplerinin reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle Dairemizin 15.3.2011 tarih ve 2010/7976 esas ve 2011/3974 karar sayılı davalılar yönünden onama kararının kısmen kaldırılmasına, mahkeme hükmünün yeniden BOZULMASINA, 38,20 TL peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 29.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.