Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi 2011/20889 E. 2012/21549 K. 11.10.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/20889
KARAR NO : 2012/21549
KARAR TARİHİ : 11.10.2012

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : 2863 sayılı Kanuna aykırılık
Hüküm : 2863 sayılı Kanunun 65/b; 5237 sayılı TCK’nın 62, 52/2-4, 53/1, 51. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme.

2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık ile katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Suçtan doğrudan doğruya zarar gören Kültür ve Turizm Bakanlığı adına davaya katılma talebinde bulunulduğu ve bu talebe atfen “müşteki kurumun” katılan olarak kabulüne karar verildiği halde, gerekçeli karar başlığında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu’nun katılan olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Sanığın, 2. derece arkeolojik ve kentsel sit alanı iken Şanlıurfa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu’nun 26/02/2009 tarih ve 820 sayılı kararı ile 1. derece arkeolojik ve kentsel sit alanı olarak tescil edilen yere izin almaksızın bina inşa ettiği, bu nedenle mahkemece sanığın mahkumiyetine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın, mecbur kaldığı için ev yaptığına, ev yaptığı yerin kendisine ait olduğuna; katılan vekilinin, sanık hakkında tayin edilen cezanın ertelenmemesi gerektiğine ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- 5237 sayılı TCK’nın 53/1-c maddesinde belirtilen güvenlik tedbirinin, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezası ertelenen hükümlü hakkında sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanamayacağı gözetilmeksizin, bu hak yoksunluğunun tamamen uygulama dışı bırakılması,
2- Hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresi belirlenirken uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 232/6 maddesine muhalefet edilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bu hususların yeniden yargılama yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi
uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının (f) bendinden sonra gelmek üzere hükme “Sanığın cezası ertelendiğinden, 5237 sayılı TCK’nın 53/3 maddesi uyarınca, aynı Kanunun 53/1-c maddesinde belirtilen kişisel hak yoksunluğunun, sadece kendi alt soyu üzerindeki yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına” cümlesinin, (h) bendinin başına “5237 sayılı TCK’nın 51/3 maddesi uyarınca” ibaresinin eklenmesi ile hükümdeki usul ve kanuna uygun bulunan sair hususların aynen bırakılmasına karar verilmek suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 11/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.