Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/5018 E. 2011/13268 K. 29.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5018
KARAR NO : 2011/13268
KARAR TARİHİ : 29.09.2011

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki tüketicinin açtığı abonelik sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, apartmanın kapıcı dairesi için apartman yöneticiliği adına mesken olarak su abonesi olduklarını, bundan davalı kurum görevlilerinin bilgisi ve olurunun olduğunu, 7-8 yıl geçtikten sonra herhangi bir uyarı yapılmadan su sayacının sökülüp götürüldüğünü, davalının kapıcı dairesi için işyeri statüsünde abone olunması ve geriye dönük su bedeli farklarının ödenmesi halinde abonelik verileceğini bildirdiğini, dava konusu dairede kapıcının ailesiyle birlikte oturduğunu, işyeri statüsü uygulanmak istenmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kapıcı dairesinin su aboneliğinin iptaline ve işyeri aboneliği yapılması için geriye doğru fark ödenmesi talebine ilişkin davalının haksız işlemlerinin iptali ile binanın kapıcı dairesine su aboneliğinin yapılmasını istemiştir.
Davalı, davacı yönetime ait abonelikten fiilen işhanı olarak kullanılan binanın genel ve ortak yerlerinin temizliğinin vs. yapıldığını, işyeri olarak kullanılan binanın temizliğinde de kullanılan suyun bedelinin işyeri tarifesinden tahakkuk ettirilmesinin gerektiğini, ticari olarak faaliyette bulunan işyerlerinin bulunduğu binanın yönetiminin de işyeri statüsünde olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, dava konusu birimin konut vasfında kullanılmadığı tespit edilip binanın bütünlüğü ve kullanım amacı çerçevesinde değerlendirildiğinde işyeri aboneliğinin mevcut duruma ve ASKİ Tarifeler Yönetmeliğine uygun olduğu
2011/5018-13268
anlaşılıp aboneliğin işyeri niteliği ile tesis edilmesi gerektiği, menfi tespit talebine yönelik davanın ispat edilemediği gerekçesiyle dava konusu bağımsız bölümün işyeri aboneliği olarak kaydının yapılıp su akışının sağlanmasına, davacı tarafın davalı kurumun fatura farkı yönünden menfi tespit talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki temel uyuşmazlık, dava konusu kapıcı dairesine yapılacak su aboneliğinin işyeri olarak mı mesken olarak mı tarifeye bağlanacağı noktasındadır. Dava konusu daireye su aboneliği kurulması hususunda uyuşmazlık yoktur. Davalı, aboneliğin işyeri statüsünde olması gerektiğini savunmuştur. Mahkemece işyeri aboneliğinin tesisi yönünde karar verildiğine göre davacının tüm taleplerinin reddedildiğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca davalı aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilemez. Bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde davalı aleyhine vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7 maddesi hükmü gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 4. bendinde bulunan “Av. As. Üc. Tarifesi gereğince 250, 00. -TL. vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, aynı şekilde” söz ve rakamları ile 5. bendin tamamının karar metninden çıkarılarak 5. bent olarak “Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına” sözlerinin yazılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 18.40 TL temyiz harcının iadesine, 29.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.