YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17582
KARAR NO : 2011/12739
KARAR TARİHİ : 19.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı … Eğitim Öğretim Ltd. Şti. vekili avukat … geldi davacı tarafından gelen olmadığından duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatsın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı …’e 21.181- USD borç verdiğini, davalı … bu borcu davalı şirket için aldığını ve kullandığını beyan ederek verdiği belgeye şirket kaşesi altına imza attığını, alacağının ödeme planı yapılan tutanağa göre 9.589-USD nin dava tarihinden tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı …’e karşı açılan davaların reddine, davalı şirkete karşı açılan davaların kabulü ile 14.203,00 -TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı … 2000 Eğitim Öğretim Tic. Ltd. Şti. Tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı borç olarak verdiği alacaklarının tahsili istemi ile eldeki davayı açmış,davalı şirket davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davalı şirketin borcunu ödediğine dair savunmasını ispatlayamadığından bahisle davanın reddine karar 2010/17582-201112739
Verilmiştir. Toplanan delillerden davalı şirketin ödeme savunmasını yasal delillerle ispat edemediği anlaşılmaktadır. Bu durumda davanın reddine karar verilmesi gerekir. Ne var ki davalı cevap dilekçesinde yemin deliline de dayanmış bulunduğundan davacıya yemin hakkı hatırlatılmalı, sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemenin bu yönleri gözardı ederek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirketin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bente açıklanan nedenlerle mahkeme kararının davalı şirket yararına bozulmasına825,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 19.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.