Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/17691 E. 2011/12864 K. 20.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/17691
KARAR NO : 2011/12864
KARAR TARİHİ : 20.09.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tüketiciyi koruma kanunundan kaynaklanan davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat … geldi, davacı adına gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı bankadan 30/12/2008 tarihli konut kredisi finansman sözleşmesi ile kredi aldığını, kredinin teminatı olarak satın alınan taşınmaz üzerinde 296.225.00 TL miktarlı 1. dereceden ipotek tesis edildiğini, kredi borcunu erkenden ödediğini ancak davalı bankanın hesabı bir türlü kapatmadığını, kredi sözleşmesinden kaynaklanan tüm borç (anapara, faiz, komisyon, sigorta primleri, erken ödeme cezaları vs.) tümüyle ödenmesine rağmen ipoteğin kaldırılması için 350.00 TL masraf istendiğini bu talebin yasal olmadığını ileri sürerek, 296.225.00 TL bedelli ipoteğin fekkine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ipoteğin kaldırılması için gereken 350.00 TL masrafın davacı tarafından ödenmediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin 3.maddesine göre ipoteğin fekki için gereken masrafların davacı tarafından ödeneceğinin kararlaştırıldığını, miktar olarak Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvurulması gerektiğini savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 4077 sayılı Kanun’un 22.maddesine göre dava tarihi itibariyle Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvuru sınırının 936.00 TL olduğu, davacının talebini 350.00 TL borçlu olmadığının tespiti ile sınırladığı, Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvurunun zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine ilişkin verdiği karar
2010/17691-2011/12864
taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Davacı, dava dilekçesinde, kredi sözleşmesinden kaynaklanan tüm borcun ödenmiş olması nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, sözleşmenin haksız şart niteliğindeki 3.maddesinin iptaline, ipoteğin varlığını ve devamını gerektirecek koşullar ortadan kalktığından ipoteğin fekkine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davacının davasını 350.00 TL borçlu olunmadığının tespiti ile sınırlandırdığı, 4077 sayılı Kanun’un 22.maddesine göre dava tarihi itibariyle Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvuru sınırının 936.00 TL olduğu, davacının talebine göre Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvurunun zorunlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine kesin olarak karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki, davacının talepleri dava dilekçesinde açıkça belirtilmiş olup, 350.00 TL ipoteğin kaldırılması masrafı nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti de bu taleplerden yalnızca birisini oluşturmaktadır. Davacının talepleri davanın tarafları arasında muaraza çıkaracak nitelikte olup, talebin sadece 350.00 TL borçlu olunmadığının tespiti şeklinde açıklanması sonuca etkili değildir. Davanın muarazanın giderilmesine yönelik olması nedeniyle mahkemece verilen kararın da kesin olduğundan bahsedilemez. Hal böyle olunca mahkemenin hükmün kesin olduğuna dair kararının kaldırılarak temyiz incelemesinin yapılmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Kararın esastan incelenmesinde; Davacının talepleri davanın tarafları arasında muaraza çıkaracak nitelikte olup, davayı görmekle Tüketici Mahkemesi görevlidir. Mahkemece, işin esasına girilerek davacının her bir talebi hakkında hâsıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, miktar itibariyle Tüketici Sorunları Hakem Heyeti’ne başvurunun zorunlu olduğundan bahisle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.