Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/4387 E. 2011/14143 K. 10.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4387
KARAR NO : 2011/14143
KARAR TARİHİ : 10.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki adi ortaklığın tasfiyesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı; kardeşi olan davalı ile 10.06.1996 tarihli belge ile 76 ve 77 parseller üzerine yapılacak inşaatlardan elde edilecek gelire %50 oranında ortak olunması konusunda anlaştıklarını, toplam 16 daire ve 4 dükkan için inşaata başladıklarını, 76 parsel üzerindeki inşaatın tamamlandığını, sözleşme gereğince arsa sahiplerine dairelerinin verildiğini, kalanların ise tapu kaydının davalı adına yapıldığını, davalının bu binadan sattığını dairelerden payına düşeni vermediğini, 77parsel üzerindeki inşaatın ise %40 oranında tamamlanmış olduğunu, yapılan inşaatta masrafların bir çoğunu karşıladığını, elde edilen gelirlerden hiçbir pay almadığını belirterek davalı ile arasında kurulmuş olan adi ortaklığın tasfiyesine, tasfiye ile davalının … bu ortaklıktan dolayı almış olduğu vasıtalar ile taşınmazların tasfiyeye dahil edilmesine ve ortaklık sonucunda inşaata kayıtlı ihzarat imalat ve inşaat ekipmanlarının tasfiye konusuna dahil edilmesini istemiştir.
Davalı; Davacı ile aralarında ortaklığın kurulamadığını belirterek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece ortaklığın kanıtlanamadığı” gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hükmün davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dairemizce verilen “09.02.2006 tarih ve 2005/15008 Esas ve 2006/1493 Karar sayılı bozma kararı ile, taraflar arasında ortaklı ilişkisinin bulunduğu kabul edilerek, keşif ve bilirkişi incelemesi sureti ile karar tarihine yakın bir zamanda ortaklığın tüm aktif ve pasifleri tespit edilerek, öncelikle borçların mahsubu ile sermayenin iadesi sağlanarak, BK 538 v.d maddelerine göre tasfiyenin sağlanması gerektiği gerekçesi ile hükmün Bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bu kez bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama neticesinde Açılan davanın kabulü ile, 10/06/1996 2011/4387-14143
tarihli taahhütname başlıklı, … ve … adi ortaklığının tasfiyesine, Tasfiye memuru bilirkişinin 30/07/2010 tarihli raporunda belirlenen 18.110,25 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı; Davalı ile Dava konusu 76 ve 77 parseller üzerine yapılacak inşaatlardan elde edilecek gelire %50 oranında ortak olunması konusunda anlaştıklarını, 76 parsel üzerindeki inşaatın tamamlandığını, bir kısım dairelerin sözleşme gereğince dava dışı arsa sahiplerine verildiğini, 77 parsel üzerindeki inşaatın ise %40 oranında tamamlanmış olduğunu, masrafların bir çoğunun kendisi tarafından karşılandığını belirterek eldeki dava ile ortaklığın tasfiyesini istemektedir. Dosya içerisindeki belge içeriklerine göre; 76 parsel üzerinde tamamlanan dairelerden arsa sahiplerine verilenlerin dışında dava dışı şahıslara satışların yapıldığı yine, inşaatı devam ettiği belirtilen 77 parsel üzerindeki binada ise dava dışı şahıslara gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile satışların yapıldığı anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, mahkeme, satış yapılan bağımsız bölümler ve dükkanlar yönünden satış tarihlerindeki, satış yapılmamış bağımsız bölümler ve dükkanlar yönünden ise karar tarihine en yakın tarihteki değerleri belirlenmek ve Dairemiz Bozma ilamında gösterilen diğer hususlar doğrultusunda alınacak bilirkişi raporu neticesinde hasıl olacak sonuca göre hüküm tesisi gerekirken yazılı şekilde, davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, BOZMAYI gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda 1 no’lu bentte gösterilen nedenle davalının temyiz itirazlarının Reddine, 2.no’lu bentte açıklanan nedenler ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 10.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.