YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9082
KARAR NO : 2012/10533
KARAR TARİHİ : 19.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 16.09.2009 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tecsil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 03.03.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, kendisi ve davalıların murisi … … …’in ortak şirketleri adına alındığı halde davalıların murisi … … … adına tescil olunan 424 ve 425 parsel sayılı taşınmazlarda davalılar adına kayıtlı olan payların 1/2’sinin iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu taşınmazlarda 1/2 payın zaten davacı adına kayıtlı olması sebebiyle davanın konusu bulunmadığından reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
İnançlı işlemler, inananın teminat oluşturmak veya yönetilmek üzere mal varlığı kapsamındaki bir şey veya hakkını, inanılana devretmesi ve inanılanın da inanç anlaşmasındaki koşullara uygun olarak inanç konusu şeyi kullanmasını, amaç gerçekleştiğinde ise belirlenen şekilde inanana iade etmesini içeren işlemlerdir.
İnançlı bir işlem ile inanan, sahibi olduğu bir mülkiyet veya alacak hakkını inanılana kazandırıcı bir işlemle devretmekte ancak borçlandırıcı bir sözleşme ile de onu bazı yükümlülükler altına sokmaktadır.
İnançlı işlemin taraflarını, inanan ve inanılan oluşturur. Bir … ya da nesneyi, güvendiği bir kişiye inançlı olarak devreden kimseye “inanan” adı verilir. Devredilen hak veya nesneyi, kendisine ait bir hak olarak kendi yararına, doğrudan doğruya ve dolaylı olarak kullanan kişiye de “inanılan” denir. İnananın, inanılana inançlı olarak kazandırdığı hak ya da nesne ise “inanç konusu şey” olarak nitelenir. İnançlı bir işlemde, kazandırıcı işlemin tarafları ile borç doğuran anlaşmanın tarafları aynıdır.
İnançlı işlemde inanılan, hakkını kullanırken kararlaştırılan koşullara uymayı, amaç gerçekleşince veya süre dolunca hak veya nesneyi tekrar inanana (veya onun gösterdiği üçüncü kişiye) devretmeyi yüklenmektedir. İnançlı işlem, kazandırmayı yapan kişiye yani inanana belirli şartlar gerçekleşince, kazandırmanın iadesini isteme … sağlayan bir sözleşmedir. Bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi halinde bunun dava yoluyla hükmen yerine getirilmesi istenebilir.
Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; davacı dava dilekçesinin netice talep başlığı altındaki kısmında davalıların adına olan payların 1/2’sinin iptali ile adına tescilini istediği halde mahkemece taşınmazların zaten 1/2 paylarının davacı adına kayıtlı olması sebebiyle davanın konusu bulunmadığından reddine karar verilmiştir. Davacı açıkça davalıların paylarına yönelik talepte bulunduğundan mahkemece işin esasına girilerek tarafların delillerinin de değerlendirilmesinden sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 19.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.