Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/2682 E. 2011/8854 K. 06.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2682
KARAR NO : 2011/8854
KARAR TARİHİ : 06.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davaya konu yeri bakımsız bir halde iken davalılardan kiralayarak yatırım yaptığını,tadilatlar sonucu disco-bar işletmesi haline getirdiğini,ekonomik nedenlerle işletme ruhsatını annesi adına aldığını,işletmeye başladıktan sonra cezaevine girdiğini,işletmeyi eşinin işlettiği sırada davalıların bu yeri bir başkasına kiraladıklarını,içindeki demirbaşlarında bu kişiler tarafından kullanıldığını,daha sonra davalılar ile anlaşmalı olarak hacze konu yapıldığını ve başkalarına satıldığını belirterek demirbaş eşyaların değeri,yapılan tadilatların bedeli olarak 9.000 TL maddi ve 1.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesi ve birleşen dava dilekçesinde; davacı ile yapılan 18.07.2002 tarihli kira sözleşmesi ile davaya konu yeri 4 yıllığına kiraya verdiklerini,ilk yıl kira bedelinin 840 TL’sini ödediğini,bakiye borcu ödemediğini,davacının cezaevine girmesinden sonra davacının vasisi tarafından yeni bir ortak bulduklarını belirtmeleri üzerine onların davacıdan muvafakat aldıklarına dair sözlü beyanlarına güvenerek bu kişi ile kira sözleşmesi yaptıklarını,bu sözleşmenin davacı tarafın etkisi ile yapıldığını,ancak bu kişinin de kira bedelini ödemediğini belirterek asıl davanın reddi ile birleşen davaya ilişkin olarak 2 yıllık kira bedelini alamadığını belirterek 1.000 TL kira kaybı bedeli,1.914,15 YTL elektrik bedeli ve 3.685,15 Su bedeli ve 1.500 TL manevi tazminatın davalıdan(asıl davacı)tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece davaya konu yerin işletme ruhsatının davacı adına olmadığı gibi adına ruhsat alınan kişinin davacının vasisi sıfatıyla hareket ettiğinin de tespit edilemediği, davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davanın husumetten reddine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Asıl dava dilekçesinde davacı, davalı ile yapılan kira sözleşmesine dayalı olarak tazminat talebinde bulunmuş,davalı cevap dilekçesinde davacı ile yapılan kira akti ilişkisini kabul ettiği gibi, davalı birleşen dava dilekçesinde,davacının dayandığı kira akti ilişkisine dayalı olarak ödenmediğini iddia ettiği kira bedeli, su borcu bedeli ve elektrik borcu bedelinin tahsilini talep etmiştir. Bu itibarla davacının dayandığı kira ilişkisinin varlığının her iki tarafında kabulünde olduğu gözetilerek işini esasına girilmesi gerekir iken yazılı şekilde davanın husumetten reddi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Birleşen dava dilekçesinde, davacı 2 yıllık kira bedelini alamadığını belirterek 1.000 TL kira kaybı bedeli, 1.914,15 YTL elektrik bedeli ve 3.685,15 Su bedeli ve 1.500 TL manevi tazminatın davalıdan (asıl davacı) tahsilini talep etmiş olup, mahkemece birleşen dava yönünden olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda (1) bentte yazılı nedenlerle hükmün asıl davacı yararına da BOZULMASINA, (2) bentte yazılı nedenlerle hükmün birleşen dosya davacısı yararına da BOZULMASINA, peşin alınan 17.15 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine ve yine peşin alınan 18.40 TL temyiz harcın istek halinde davalıya iadesine, 6.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.