Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/1804 E. 2011/3414 K. 17.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1804
KARAR NO : 2011/3414
KARAR TARİHİ : 17.03.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 29.06.2009 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil ve tazminatın kısmen kabulüne dair verilen 08.12.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı, davalının sürüp ekerek maliki olduğu 29 parsel sayılı taşınmaza davalının ekim yaparak elattığını ve 10 adet ağacını kestiğini ileri sürerek, elatmanın önlenmesini, 1.000TL ecrimisil ve 10 adet ağaç bedeli 5.000TL’nin davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil ve ağaç bedeli istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve haksız kesilen ağaç bedelinin tahsili istemlerine ilişkindir.
TMK’nun “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683/2. maddesi “Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir” şeklinde düzenlenmiştir. Malik taşınmaza haksız elatılması halinde dava açarak elatmanın önlenmesini isteyebilir.
Somut olayda, 29 parsel sayılı taşınmazın davacı … adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan 05.09.2009 tarihli bilirkişi raporunun ekindeki krokide 29 parsel sayılı taşınmazın (A) ile işaretli, kırmızı renkle gösterilen 420m2’lik bölümünün davalı tarafından kullanıldığı, (B) ile işaretli bölümünün çalılık, yamaç, dere niteliğinde bulunulduğundan tarıma elverişli olmadığı, (D) ve (E) ile işaretli kısımların ise, davacının kullanımında olduğu belirtilmiştir. Yine hükme esas alınan 09.10.2009 tarihli ziraat bilirkişi raporunda, ecrimisil bedeli ve fen bilirkişi raporunda (B) ile işaretli bölümdeki ağaçlardan 40 tanesinin kesildiği belirterek, bu ağaç bedeli hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteminin kabulünde hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Ancak, davacı dava dilekçesinde 10 adet ağacın kesildiğini ileri sürerek, bu ağaç bedellerinin tahsilini istemiş, yargılama sırasında bu istem ıslah yoluyla artırılmamıştır. HUMK’nun 74. maddesi uyarınca hakim tarafların iddia ve savunmaları ile bağlı olup, ondan fazlasına veya başka bir şeye hüküm veremez. Mahkemece, davacının istemi ile bağlı olarak kesilen 10 adet ağaç bedelinin hüküm altına alınması gerekirken, talebi aşılarak 40 adet ağaç bedeli üzerinden hesaplanan tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiş, bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 17.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.