YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5736
KARAR NO : 2011/14279
KARAR TARİHİ : 12.10.2011
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı ile arasında 02.04.2008 tarihli çiğ süt alım sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 10.maddesine göre kooperatifin sözleşme gereği topladığı sütleri başka bir firma veya mandıraya veya şahsa devredemeyeceğini, aksi durumda tazminat ödemesi gerektiğini, bir önceki ay süt miktarının 60.000 TL yi geçtiğini, karşı tarafın haksız olarak sözleşmeye göre temmuz ayı ortalarından itibaren süt vermemeye başladığını, bu sebeple sözleşmenin 10.maddesine göre tazminat ödemesi gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 20.000 TL’ nin dava tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, sözleşme gereği süt fiyatlarının her ay piyasa ve bölge şartlarına göre belirlenmesi gerekir iken davacı şirketin süt fiyatlarındaki piyasa ve bölgedeki artış şartını uygulamadığını, bu sebeple kooperatif tarafından 5 kuruş fiyat artışının derhal uygulanmasının istendiğini, ancak buna rağmen şirketin süt fiyatlarını eskisinden düşük tutarak hesaplama yaptığını, bunun üzerine hesap mutabakatı sağlanarak hesabın sıfırlandığını ve sözleşmenin karşılıklı feshedildiğini, verilen teminat çekinin de iade edildiğini, bu hususlarda tarafların mutabakata vardığını, bu durumda davacının karşılıklı feshedilen sözleşmeye dayanarak tazminat isteyemeyeceğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,25.07.2008 itibariyle hesap kapandığı, alacak
verecek yoktur biçimindeki ifadenin ardından cezai şartın istenmesi hukuken mümkün değil ise de feshe rağmen taraflar arasındaki ilişkinin devam ettiği, davalının süt vermeyi sürdürdüğü ve sözleşmenin örtülü olarak hayata geçirildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm,davalı tarafça temyiz edilmiştir.
Davacı, 02.04.2008 tarihli çiğ süt satım sözleşmesinin süresinden önce sözleşmenin 10.maddesine dayanarak fesih sebebine dayalı cezai şartın tahsilini istemiştir.Davalı ise davacının sözleşmedeki artış hükmüne uymadığını ve karşılıklı rıza ile sözleşmenin feshedildiğini savunmuştur.Mahkemece, feshe rağmen taraflar arasındaki ilişkinin devam ettiği, davalının süt vermeyi sürdürdüğü ve sözleşmenin örtülü olarak hayata geçirildiği gerekçesiyle cezai şarta hükmedilmiştir. Sözleşmenin 10. maddesinde belirtilen husus, ifaya eklenen cezai şart niteliğindedir.Davalı açıkça sözleşmenin bu maddesini ihlal etmiş ise,başka bir deyişle sözleşmeye aykırı olarak başka bir yere çiğ süt vermiş ve bu husus kanıtlanmışsa o zaman davalının cezai şart sorumluluğunun doğmuş olması gerekir. Oysa ki bu konuda mahkemece bir araştırma ve inceleme yapılmadığı anlaşılmaktadır.Mahkemece, az yukarıda yapılan açıklamalar ışığında gerekli araştırmalar yapılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.