Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/9529 E. 2012/11163 K. 27.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9529
KARAR NO : 2012/11163
KARAR TARİHİ : 27.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.02.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit ve mecra hakkının terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 1283 parsel sayılı taşınmazı aleyhine, davalılara ait 1282 sayılı parsel lehine geçit ve mecra irtifak … tesis edildiğini, irtifak hakkının sağladığı yararın kalmadığını ileri sürerek terkinini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
Dava, irtifak hakkının terkini istemine ilişkindir.
Davacı, geçit hakkının yola değil dereye bağlandığını, sulamanın da kanallar vasıtası ile yapıldığını beyan ederek irtifak hakkının sağladığı yararın artık ortadan kalktığını ileri sürmektedir.
Taraflara ait taşınmazlar öncesinde bir bütün iken üç parçaya ifraz edilerek şimdiki malikleri tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır. İfraz sırasında 1281 ve 1282 sayılı parsellerin dereden yararlanmaları amaçlanarak irtifak hakları tesis edilmiştir. Böylece yüklü taşınmaz maliki katlanma ve kaçınma yükümlülüğü altına girmiştir. Şimdi bu hakkın sağladığı yararın taraflar açısından ortadan kalktığı ileri sürülmektedir. Burada da irtifak hakkının terkini koşulları önem arz etmektedir.
İrtifak …, Türk Medeni Kanunun 783. maddesi uyarınca sicildeki kaydın terkini ile sona erer. Terkin talebi yararlanan taşınmaz maliki tarafından
yazılı olarak yapılır (TMK’nın 1014. maddesi). Terkin dışında, yüklü yada yararlanan taşınmazın yok olması yüklü taşınmazın kamulaştırılması, sürenin sona ermesi halinde de irtifak … son bulur. Ne var ki; yukarıda açıklanan haller dışında, Türk Medeni Kanunun 785. maddesi uyarınca irtifakın sağladığı yararın yok olması veya olağan üstü azalarak çok az yarar sağlaması halinde yüklü taşınmaz maliki yararlanan taşınmaz malikinden irtifakın terkini için onay isteyebilir. Bu onayın verilmediği hallerde mahkemeye başvurularak irtifak hakkının terkini istenir. Böylece, eşya hukukundan kaynaklanan bu kısıtlamanın mülkiyet hakkının başlangıçta mevcut olan yararın ortadan kalkması veya azalması nedeniyle kısıtlanmasının önüne geçilmek istenmektedir. Diğer yandan, ortadan kalkmış ya da yük karşısında sağladığı yarar önemli ölçüde azalmış bir hakkın terkinine karşı çıkmak hakkın kötüye kullanılması çerçevesinde de dürüstlük kuralına da aykırıdır.
İrtifak … terkini için açılan davada öncelikle yararın belirlenmesi gerekecektir. Burada da yukarıda değindiğimiz üzere irtifakın konuluş amacı ve içeriği önem taşımaktadır. Tapuda ki kayıt şekli ve bunun dayanağını oluşturan sözleşme içeriği ve taşınmazların bugünkü kullanılış şekillerinin ayrıntılı olarak saptanması gerekir. Bundan sonra ise irtifaka konu hakkın tamamen ortadan kalktığı, yararın kalmadığı saptanırsa terkin yoluna gidilmelidir. 785. maddenin 1. fıkrasında düzenlenen bu koşul mutlak olarak gerçekleşmemiş ise o zaman 2. fıkra uyarınca yararın yük karşısında azalıp azalmadığı irdelenmelidir.
Mahkemece taşınmaz başında keşif yapılmış, yapılan bilirkişi incelemesi sonucu; “ … davaya konu edilen ve terkini istenen geçit hakkının zeminde olmadığı ancak geçidin iptali durumunda 1282 parselin herhangi tescilli bir kadastro yolu veya açık bir imar yoluna cephesinin bulunmadığından tamamen yolsuz kalacağı bu nedenle geçit hakkının iptalinin uygun olmayacağı, ancak 1283 parsel lehine 1281 parsel ve davalı 1282 parsel aleyhlerine tesis edilen geçit hakkından yararlanması durumunda geçit ihtiyacının olmayacağı ve sulamanın ise aynı zamanda Kuşalanı deresinden de devam ettiği bu nedenle su geçit hakkının da iptalinin uygun olmayacağı 1282 parselin narenciye bahçesi olduğu belirtilerek irtifakın terkininin doğru olmayacağı… “ şeklinde görüş bildirilmiştir. Mahkeme de bilirkişi raporları doğrultusunda davanın reddine karar vermiştir.
Yukarıda da değinildiği gibi, irtifakın sağladığı yararın tamamen ortadan kalktığının ya da külfetinin sağladığı yarara göre çok az olduğunun saptanması terkine karar verebilmenin en önemli koşuludur. Davalıların sulama yapılan dereye sınırlarının bulunması nedeni ile kanal harici dereden yapılacak sulama için mevcut mecraya ihtiyaçlarının bulunup bulunmadığının tespiti yapılmadığından mahkemece bu hususta yapılan inceleme yeterli görülmemiştir.
Davacının geçit ile ilgili iddiasına gelince, TMK’nın 747. maddesi uyarınca geçit irtifak hakları genel yola cephesi bulunmayan taşınmazların genel yol ile bağlantısının sağlanması amacı ile kurulmaktadır. Somut olayda kurulan geçit ise 1282 parselin dereden sulama ihtiyacına destek olması için dereye bağlantılı kurulduğundan geçit irtifak hakkının korunmasında yasal dayanak bulunmamaktadır. Kaldı ki davalılara ait taşınmazların sulama yapılan dereye kıyıları bulunduğundan bu geçide ihtiyaçları bulunduğu söylenemez.
Davacının mecra irtifakının kaldırılması istemi yönünden; ihtiyacın ortadan kalkıp kalkmadığı incelenmeden karar verilmesi doğru görülmemiştir. Geçidin kaldırılmasına ilişkin istem yönünden ise; geçidin genel yola bağlanmaması nedeni ile istemin kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine hüküm kurulması yerinde olmamıştır.
Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 27.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.