Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/1491 E. 2011/2743 K. 07.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1491
KARAR NO : 2011/2743
KARAR TARİHİ : 07.03.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.03.2004 gününde verilen dilekçe ile satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 01.03.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … mirasçıları tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Davalılardan bir kısmı davayı kabul etmiş,diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü davalılardan … mirasçıları temyiz etmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 16. maddesi gereğince; müdahalenin men’i, tescil, tapu iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK’nun 1.maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir. Diğer yandan, satış vaadi sözleşmesine dayalı davalar münhasıran sulh mahkemelerinin görevini tayin eden 8.madde kapsamında değildir. Bütün bunların dışında gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır. Böyle olunca mahkemenin görevi belirlenirken sözleşmede yazılı değere bakmamak, eldeki davanın gayrimenkulün aynına ilişkin tapu iptali ve tescil davası olduğu düşünülerek dava konusunun davanın açıldığı gündeki değeri keşfen belirlenip görevli mahkemeyi tayin etmek, şayet asliye hukuk mahkemesi görevli ise davayı esastan karara bağlamak gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 29.3.2006 günlü ve 2006/14-91-115 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Eldeki davada mahkemece görev konusu araştırılmamış olup, taşınmazların değerini gösteren bir bilgi de mevcut değildir. Toplam 112.245,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlarda tesciline karar verilen davalılara ait payların yüzölçümlerinin değerinin mahkemenin görev sınırları içerisinde kalması hayatın olağan akışına uygun değildir. Bu durumda mahkemece yapılması gereken iş taşınmaz başında keşif yapılarak taşınmazların değerini belirlemek, tescili istenen pay miktarına göre görev konusunu araştırdıktan sonra görevli olduğu kanaatinde olursa davanın esasını incelemek, aksi takdirde görevsizlik kararı vermek olmalıdır.
Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 07.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.