YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10613
KARAR NO : 2012/10844
KARAR TARİHİ : 24.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.09.2004 gününde verilen dilekçe ile asıl davada temliken tescil, karşı davada elatmanın önlenmesi, ecrimisil, birleşen davada alacak istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; asıl davanın reddine, karşı davada elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen 20.01.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalıların miras bırakanı … …’a ait 1234 parsel sayılı taşınmaza davalıların izni ile 1995 yılında iyiniyetle iki katlı bina yaptığını ileri sürerek TMK’nun 724. maddesi uyarınca temliken tescil istemiş, karşı dava ile … Daşkıran mirasçıları, davacının taşınmazları üzerindeki binayı … olmadığı halde kullandığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemişlerdir.
Birleştirilen davada ise, davacı … … 1234 parsel sayılı taşınmaza bina yapmak suretiyle yaptığı harcamaları sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca talep etmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, birleştirilen dosyada alacak isteminin reddine karar verilmiştir.
Hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Dairemizin 02.11.2011 tarihli 2011/10546E. – 13358 sayılı Kararı ile davacının temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Bu kere yapılan incelemede;
Her ne kadar dosya içerisinde bulunan tebligat evrakı üzerinde davacı vekiline 12.04.2011 tarihinde tebligatın bizzat yapıldığı yazılmış ise de, PTT kayıtlarından sorgulandığında 06.04.2011 tarihli esasa ilişkin mahkeme
hükmünün davacı vekiline 20.04.2011 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu anlaşılmıştır. Mahkeme hükmünü davacı vekili 28.04.2011 tarihinde temyiz etmiştir. Dolayısı ile temyiz istemi süresindedir. Dairemizin temyiz isteminin süreden reddi kararının kaldırılması gerekmiştir.
Dava, verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil karşı dava ile elatmanın önlenmesi, kal, birleşen davada alacak istemlerine ilişkindir.
1- Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2-Hükmün hangi hususları kapsayacağı 6100 sayılı HMK’nun 297.maddesinde belirtilmiştir. Ayrıca hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, yeni tereddüt ve ihtilaflar yaratır, hükmün hedefine ulaşmasını engeller, kamu düzeni ve barışı oluşturulamaz. Bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini ve ifa kabiliyetini yitirir.
Bozma kararından sonra bozmaya uyularak verilen hüküm yeni bir hükümdür. Bozmaya uyularak tesis edilen hükmün, tüm istekleri karşılar şekilde yeniden yazılması gerekir. Mahkemece bu yön gözetilmeden, hükmün diğer yönlerinin kesinleşmiş olduğundan bahisle tapu iptali ve tescil istemi hakkında hüküm kurulmaması doğru görülmemiştir.
Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1). bentte yazılan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün (2). bent uyarınca BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.