YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1908
KARAR NO : 2011/12833
KARAR TARİHİ : 20.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalının kullandığı kredi borcunu 29.4.2009 tarihli ihtara rağmende ödemediğini, aleyhine yapılan icra takibinede haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacının 25.4.2008 tarihli ihtiyaç kredisi sözleşmesi ile davalıya 25.000 TL kredi kullandırdığı sabittir. Davacı bu davada kat edilen hesap nedeniyle bakiye tüm borcun tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptaline istemektedir. 4077 sayılı yasanın 10/2 maddesinde “kredi veren, taksitlerden birinin veya birkaçının ödenmemesi halinde kalan borcun tümünün ifasını talep etme hakkını saklı tutmuşsa, bu hak; ancak kredi verenin bütün edimlerini ifa etmiş olması durumunda ve tüketicinin birbirini işleyen en az iki taksidi ödemede temerrüde düşmesi halinde kullanılabilir. Ancak kredi verenin bu hakkını kullanabilmesi için en az bir hafta süre vererek muacceliyet uyarısında bulunması gerekir.” hükmü bulunmakta olup, davacı bankanın kalan tüm borcun ödenmesini isteyebilmesi için az yukarıda açıklanan yasa hükmündeki koşulların gerçekleşmesi gerekir. Şayet, davacının anılan yasa hükmüne uygun davranmadığı tesbit 2011/1908-12833
edilirse bu defa davalı tüketicinin ancak ödemede temerrüde düştüğü taksitlerin miktarından ve ferilerinden sorumlu olacağının kabulü zorunludur. Dosya içinde bulunan belge ve bilgilerden, 4077 sayılı yasanın 10/2 maddesinde yer alan ve az yukarıda açıklanan koşulların oluşup oluşmadığının tesbiti mümkün olmamaktadır. Hal böyle olunca, mahkemece, davacı bankadan davalının yaptığı ödemelere ilişkin bilgi ve belgeler ile varsa davalının karşı delilleride alınıp sorularak, 4077 sayılı yasanın 10/2 maddesindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediğinin saptanması ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar vermesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının inclenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 20.9.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.