YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8857
KARAR NO : 2012/11031
KARAR TARİHİ : 26.09.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 23.12.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit irtifakı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 26.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit … kurulması isteğine ilişkindir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, birleştirilen dava kabul edilmiş, 552 parsel sayılı taşınmaz lehine 554, 555, 556, 559 ve 558 parsel sayılı taşınmazlar aleyhine bilirkişi raporunda 3. alternatif olarak gösterilen yerden geçit irtifakı kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, 558 ve 559 parsel sayılı taşınmaz malikleri (birleştirilen dosya davalıları) …, …, …, … ve … temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden; keşfin 15.07.2010 tarihinde yapıldığı, bilirkişi rapor ve krokisinin dosyaya sunulmasından sonra davacıya 554, 555, 556, 559 ve 558 parsel sayılı taşınmazların maliklerine davayı yöneltmek için süre verildiği ve birleştirilen 2011/122 Esas sayılı dosyanın dava tarihinin 15/03/2011, birleştirilen 2011/339 Esas sayılı dosyanın dava tarihinin 13/07/2011 olduğu görülmektedir. Orta yerde 559 parsel sayılı taşınmaz ile aleyhine geçit … tesis edilen diğer parsel maliklerinin katıldıkları bir keşif işlemi yoktur.
6100 sayılı HMK’nun 290. maddesi hükmü uyarınca keşif, taraflar usulen davet edildikten sonra hazır iseler huzurlarında, aksi takdirde yokluklarında yapılır. Bu kuralın ihlali halinde bir tarafın savunma … kısıtlanmış, hukuki dinlenme … elinden alınmış sayılır (6100 sayılı HMK m.27).
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kriterler esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet … kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Somut olayda ise; birleştirilen 2011/122 Esas ve 2011/339 Esas sayılı dosyaların davalılarına bilirkişi raporları tebliğ edilmemiş ve rapora karşı beyanları alınmamıştır. Mahkemece, bilirkişi raporlarının birleştirilen dosyaların davalılarına tebliği ile rapora karşı beyanlarının alınması, birleştirilen dosyanın davalılarının kendilerine ait 558 ve 559 parsel sayılı taşınmazlarda tesviye ve düzeltme yaptıklarını ve bağ diktiklerini beyan etmeleri karşısında ilk keşif tarihi ile karar tarihi arasında geçen uzun süre de dikkate alınarak bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş ise gerekirse yöntemince yeniden keşif yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
Eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalıların temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer hususların incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine, 26.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.