YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/410
KARAR NO : 2012/9852
KARAR TARİHİ : 11.04.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı,davalının aleyhine 20.03.2009 tanzim ,20.09.2009 vadeli ,24.000 TL değerinde bono ile ilgili icra takibi başlattığını,dava konusu bononun teminat seneti olduğunu,davalı ile arasında kiracı kiralayan ilişkisi dışında başka bir hukuki ilişkinin bulunmadığını ,kira sözleşmesine konu yeri tahliye ettiğini ,davacıya kira borcunun da bulunmadığını ileri sürerek takibin iptali ile takibe konu edilen senetten dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı,davacı kiracıyla 13.08.2007 başlangıç tarihli 3 yıl süreli ,aylık 1800 TL üzerinden kira sözleşmesi imzaladıklarını,teminat olarak takibe konu 24.000 TL değerinde seneti aldığını,13.10.2010 tarihinde mecuru tahliye ettiğini ancak ödenmeyen kira ve tamirat masrafları karşısında teminat olarak verilen seneti takibe koyduğunu,davacının delil olarak dayandığı 13.08.2007 tarihli 3 yıl süreli aylık 800 TL kira sözleşmesinin davacının stopaj vergisinden kaçmak amacı ile düzenlendiğini, geçerli olan kira sözleşmesinin aylık 1800 TL olan kira sözleşmesi olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,taraflar arasında 13.08.2007 tarihli aylık 800 TL ,ve 1800 TL olmak üzere iki ayrı kira sözleşmesi olduğunu,taraflar arasında … Sulh Hukuk Mahkemesinde görülen davada davalının cevap dilekçesi ile davacı ile aylık 800 TL kira sözleşmesi yapıldığına dair beyanının davalıyı bağlayacağı gerekçesi ile davacının yaptığı ödemelerde gözönüne alınarak takibe konu edilen senetten dolayı davacının borçlu olmadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ,hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
2012/410-9852
Davacı,davalı ile imzaladığı aylık 800 TL kira sözleşmesi uyarınca yaptığı ödemeler karşısında borçlu olmadığının tespiti için eldeki davayı açmıştır.Davalı ,davacı ile imzalanan kira sözleşmesinin aylık 800 TL değil aylık 1800 TL olduğunu halen ödenmeyen kira bedeli olduğunu,teminat olarak verilen seneti bu nedenlerle takibe koyduğunu savunmuştur.Taraflar arasında davacı kiracının ,davalı aleyhine açtığı menfi tesbit davası … 2.Sulh Hukuk mahkemesinin 2009/14 esas,2010/134 karar sayılı 29.01.2010 tarihli ilamı sonuçlanmış ve temyiz edilmeksizin 4.03.2010 tarihinde kesinleşmiştir. … 2.Sulh Hukuk Mahkemesinin kesinleşen ilamı ile aylık kiranın 1800 TL olduğu anlaşılmaktadır. HUMK.nun 295. maddesi gereğince, bir davada verilmiş olan hüküm aynı taraflar arasında, aynı hukuki münasebet ve sebebe, dayanan fakat müddeabihi değişik olan ikinci davada, kesin delil teşkil eder. Somut olayda 13.08.2007 başlangıç tarihli aylık 1800 TL olan kira sözleşmesinin gecerli olduğu, davacı ve davalıyı bağladığı, taraflar arasında evvelce gorülmuş olan davada karara baglanmış ve bu karar kesinleşmiştir. Bu suretle her iki davanın temelini oluşturan kira sözleşmesinin varlığı ilk açılan davada tespit edilmiş ve kesin hükme bağlanmış olmaktadır. 0 halde mahkemenin kesinleşen davadaki kararı dikkate alarak ve bunu bir kesin delil kabul etmek suretiyle sonucuna uygun bir karar vermesi gerekirken Açıklanan bu yönler gözönünde tutulmadan davanın kararda yazılı gerekçe ile kabulü yasaya uygun değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 11.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.