YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8974
KARAR NO : 2011/9421
KARAR TARİHİ : 18.07.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : … VD.
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 03.04.2007 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.05.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanan ceza alacağının tahsili için girişilen icra takibine yapılan itirazın kaldırılması ve inkar tazminatı tahsili istemleriyle açılmıştır.
Davalı, üzerine bina yapılması kararlaştırılan arsada yapılar bulunduğunu, arsa sahibi olan davacının bu ayıpları kaldırmadığını, arsa sahibinin gecikmeye neden olduğundan davanın reddi gerekeceğini savunmuştur.
Mahkemece, takip talepnamesinde istenen işlemiş faiz dışındaki davacı istemlerinin kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Davadaki istemin dayanağı, taraflar arasında düzenlenen 12.04.2006 tarihli sözleşmenin “işin programı ve teslimi” başlıklı 1.maddesidir. Bu hükümde aynen “arsa sahibine düşen bağımsız bölümler 15 ayda teslim edilecektir. Noter sözleşmesi tarihinden itibaren 5 ay içerisinde proje çizilip inşaat ruhsatı alınacak, alınmadığı takdirde sözleşme fesholmuş kabul edilir. Bu yolla sözleşme feshedilmiş olursa yüklenici arsa sahibine 5.000,00 TL ödeyecektir” yazılıdır.
./..
2011/8974 – 2011/9421 -2-
“Bir mehil tayini suretiyle-fesih hakkı” nı düzenleyen Borçlar Kanununun 106.maddesine göre karşılıklı taahhütleri havi olan bir akitte iki taraftan biri mütemerrit olduğu takdirde, diğeri borcun ifa edilmesi için münasip bir mehil tayin veya münasip bir mehil tayinini hakimden isteyebilir. Bu kural gereğince, temerrüde düşen borçluya alacaklının uygun bir mehil vermesi gerekmektedir. Uygun bir mehil verilmesinde amaç, temerrüde rağmen alacaklının daha ne kadar süreyle ifayı kabule rıza gösterdiğini bildirmesidir. Kuşku yok ki yasa, uygun bir mehil tayini suretiyle borçluyu temerrüdün sonuçlarından korumak istemiştir. Uygun bir süre sonunda borcun yerine getirilmemesi halinde, alacaklının hakları ise Borçlar Kanununun 106.maddesinin 2.fıkrasında düzenlenmiştir. Kısaca özetlemek gerekirse, iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerin feshi ancak alacaklının temerrüde düşen borçluya mehil tayini suretiyle yapılabilir. Sözleşmede, sözleşmenin kendiliğinden feshedilmiş sayılacağına dair sözler, Borçlar Kanununun açıklanan “uygun bir mehil” suretiyle feshe ilişkin 106.maddesinin ilk fıkrasına göre bağlayıcı değildir.
Somut uyuşmazlıkta, arsa sahibi sözleşmenin feshi için davalı yükleniciye Borçlar Kanununun 106.maddesinin ilk fıkrasında sözü edilen uygun bir mehil vermediğinden ceza alacağının tahsilini isteyemez.
Mahkemece yapılan bu saptama bir yana bırakılarak, davanın reddi yerine kabulü doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 18.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.