Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2010/12613 E. 2011/2499 K. 01.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/12613
KARAR NO : 2011/2499
KARAR TARİHİ : 01.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 01.09.2008 gününde verilen dilekçe ile ipoteğin terkini istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 01.03.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Av.Hacı … ile karşı taraftan davacı vekili Av…. geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R

Davacı, 6562 ada 1 sayılı parselde borçlu …’ın 1/136 payı olduğunu, alacak sebebiyle takip yapıldığını, 17.12.2004 tarihinde taşınmazın tapu kaydına haciz şerhi işlendiğini, ne var ki borçlunun 28.06.2004 tarihinde payı üzerine davalı yararına ipotek tesis ettiğini, borçlu hakkında ipotek alacaklısının yaptığı takip sonucu taşınmazın satılmasına karar verildiğini ve alacağına mahsuben davalının ihale suretiyle taşınmaza malik olduğunu, böylelikle yaptığı takibin semeresiz kaldığını, 28.06.2004 tarihli ipotek akti muvazaalı düzenlendiğinden ve esasen ipotek de belli bir süre için tesis edildiğinden, 6564 ada 1 sayılı parseldeki 1/136 pay üzerindeki ipoteğin terkinine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ipotek alacaklısı, davalı alacağının gerçek bir alacak olduğuna dair bir delil getirmediğinden bahisle dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
İpotek, halen mevcut veya henüz doğmamış olmakla beraber ileride doğması kuvvetli kişisel bir alacağı teminat altına alma amacı güden sınırlı bir
ayni haktır. Bu haliyle ipotek teminat altına alınan alacağa bağlı bir hak olarak kendisini gösterir. Bir alacağı teminat altına almak için ipotek kurulunca borçlunun kişisel sorumluluğu devam eder. Bu sorumluluğun yanında ipotek dolayısıyla taşınmaz ile sorumluluk doğmuş olur. Somut olayda incelenen resmi senetten, davalı yararına ipoteğin alınan borç paranın teminatı olmak üzere düzenlendiği görülmektedir. Davacı, bu ipoteğin muvazaalı yapıldığını ileri sürdüğüne göre, yazılı senede karşı olan iddiasını Türk Medeni Kanununun 6.maddesi uyarınca ispat etmelidir. Aksine bir delil getirilmediğinden, kanıtlanmayan davanın reddi gerekirken ispat külfetinde yanılgıya düşülerek istemin yazılı olduğu şekilde hüküm altına alınması doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 01.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.