Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/2222 E. 2011/4189 K. 31.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2222
KARAR NO : 2011/4189
KARAR TARİHİ : 31.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 13.02.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, elatmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme bedelinin tahsili, birleşen davada da davacı Yukarı Kocayatak Belediye Başkanlığı tarafından tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; Hazine’nin tapu iptali isteminin kabulüne, diğer taleplerin reddine, birleşen davanın reddine dair verilen 08.07.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve müdahiller vekilleri tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacı Hazine vekili, 296 ve 512 sayılı mera parsellerinin 3367 sayılı Yasa uyarınca köy yerleşim yeri olarak ifrazı ile davalılara tahsis edildiğini, ancak tahsis kararının idari yargıda iptal edilerek kesinleştiğini ileri sürerek davalılar adına olan taşınmazların tapularının iptali ile yeniden 296 ve 512 sayılı mera parselleri olarak sınırlandırılmasını, davalıların taşınmaza elatmalarının önlenmesi ve tesislerin kal’ini talep etmiştir.
Birleşen davada davacı … 124 ada 10 parsel sayılı taşınmazın belediye adına tescilini talep etmiş, davaya müdahil olan … ve … ise aynı taşınmazın adlarına tescilini istemişlerdir.
Yargılamaya katılan bir kısım davalılar, davanın reddini savunmuşlar, mahkemece Hazine’nin açtığı davanın kabulüne, Belediye Başkanlığının açtığı davanın reddine, müdahillerin ise harcını yatırdıkları bir davaları olmadığından istemleri hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hüküm kurulmuştur.
Hükmü, davacı Hazine vekili ve müdahiller temyiz etmişlerdir.
1-Dava, tapu iptali, mera olarak sınırlandırma ve elatmanın önlenmesi, kal istemine ilişkindir.
Dava konusu taşınmazların öncesinde mera olduğu, köy yerleşim yeri olarak tahsisine ilişkin tahsis kararının idari yargıda iptali nedeniyle mahkemece davalılar adına oluşan tapuların iptali ile taşınmazların yeniden mera olarak sınırlandırılmasına karar verilmiştir. Ancak, davacı Hazine’nin ayrıca elatmanın önlenmesi ve kal isteminin de bulunduğu hususu gözardı edilmiştir.
HUMK’nun 74. maddesi uyarınca hakim iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlı olup, talepten fazlasına ya da talep dışında başka bir şeye hükmedemez. Talepten aza hükmetmek olanaklı ise de bu durumda talebin tamamının neden karşılanmadığı hükümde açıkça gösterilmelidir(HUMK. m.388). Eldeki davada da davacı Hazine’nin elatmanın önlenmesi ve kal talebi konusunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi doğru görülmemiştir.
2-Davaya katılan … ve …’ün temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği gibi, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 53-58 maddeleri hükmü uyarınca, iki taraf arasında görülmekte olan bir davaya, taraflardan birinin davayı kazanmasında hukuki yararı olan üçüncü kişinin katılması olanaklıdır. Feri müdahale olarak adlandırılan bu katılımda, üçüncü kişi taraf olarak değil, taraflardan birinin yanında onun yardımcısı olarak davada yer alabilir(Hakan Pekcanıtez, Medeni Usul Hukukunda Feri Müdahale, … 1992 s.1). Feri müdahale kurumunun yanı sıra yasada düzenlenmemekle birlikte uygulama ve doktrin de usul ekonomisi ilkeleri uyarınca kabul edilmiş olan asli müdahale yoluyla davaya katılım olanağı da vardır. Feri müdahilin aksine, asli müdahil davanın taraflarına karşı, dava konusu şey üzerinde müstakil bir hak iddiasıyla harcını yatırdığı dilekçesi ile davanın taraflarını da hasım göstermek suretiyle davaya katılabilir. Bu durumda mahkemece bu talep hakkında da bağımsız karar vermelidir.
Somut olayda; davaya katılan … ve … dava konusu olan taşınmazlardan 124 ada 10 parsel sayılı taşınmazın kendilerine ait olduğunu iddia ederek adlarına tescilini talep etmişlerdir. Bu taleplerini de 24.04.2002 tarihli harç tahsil müzekkeresi ile harçlandırmışlardır. Mahkemece … ve …’ün davada asli müdahil sıfatıyla yer aldıkları hususu gözetilerek olumlu ya da olumsuz bir karar verilmek üzere hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatıran tarafa iadesine, 31.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.