Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/2465 E. 2011/3781 K. 24.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2465
KARAR NO : 2011/3781
KARAR TARİHİ : 24.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 10.07.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 27.10.2009 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalıyla müşterek murisleri olan … ile … 1. Noterliği’nde 09.06.2005 tarihinde düzenledikleri ölünceye kadar bakma sözleşmesi uyarınca, bakım alacaklısının, bakım borcu karşılığı 21783 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yapılacak binada malik olacağı bağımsız bölümlerin hak ve payını kendisine temlik edeceğini ileri sürerek, 21783 parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı 1/2 payın iptali ile adına tescilini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermemiş, duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece, 21783 parselde davalı adına kayıtlı 1/2 payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, ölünceye kadar bakım sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Ölünceye kadar bakım sözleşmeleri taraflara hak ve borçlar yükleyen sözleşmelerden olup, bakım borcuna karşılık bir taşınmazın devri kararlaştırıldığında, bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler. Bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir.
Sözleşme, birden fazla kimse arasında belli bir hukuki sonuç üzerindeki irade uyuşmasının birbirine uygun beyanlarla, tespit edilmesidir. (Tekinay- Borçlar Hukuku) Sözleşme, resmi biçim koşuluna bağlı olarak veya adi yazılı olarak yapılabilir. Sözleşme taraflarının sözleşmenin hukuki bir sonuç doğurmasını bir şartın gerçekleşmesine bağlı olarak düzenleyebilecekleri BK’nun 149. maddesinde hüküm altına alınmıştır. Bu şart geciktirici veya bozucu nitelikte belirlenebilir.
Somut olayda, davacı, davalının murisi… ile … 1. Noterliği’nde 09.06.2005 tarihinde düzenledikleri ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayanarak tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur. Bu sözleşme uyarınca, bakım alacaklısı …, bakım borçlusuna bakım alacağı karşılığında, 8096 ve 8097 parsel sayılı taşınmazlar ile ilgili yapılacak arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine istinaden malik olacağı ve adına isabet edecek bağımsız bölümlerdeki hak ve paylarının tamamını davacıya temlik etmiştir. Taraflar arasındaki ölünceye kadar bakma sözleşmesindeki bakım borcu karşılığı devredilecek bağımsız bölümler, taşınmazda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi yapılıp bağımsız bölümlerin oluşturulması koşuluna bağlanmıştır. Anılan bu sözleşmeye konu 8096 ve 8097 parsel sayılı taşınmazların birleştirilmesi ile oluşan 21783 parsel sayılı taşınmaza bina yapımı için … 1.Noterliği’nde 23.01.2006 tarihinde yüklenici … ile arsa malikleri… ve … … arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlenmiştir. Ancak, dava tarihinde çekişme konusu 21783 parsel sayılı taşınmaz arsa niteliği ile 1/2 payı davacı … ve 1/2 payı bakım alacaklısı… adına kayıtlıdır. Görülüyor ki, taşınmazda arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak kat mülkiyeti veya kat irtifakı kurulmamıştır. Dolasıyla, bakım borcu karşılığı devredilecek taşınmazlar için 09.06.2005 tarihli sözleşmenin şartı gerçekleşmemiştir. Bu nedenle, sözleşme koşulunun gerçekleşmediği gerekçesi ile davanın reddi gerekirken, yukarıda açıklanan hususlar bir yana bırakılarak mahkemece istemin hüküm altına alınması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana geri verilmesine, 24.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.