Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/2820 E. 2011/3888 K. 28.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2820
KARAR NO : 2011/3888
KARAR TARİHİ : 28.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.07.2008 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.02.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, meraya elatmanın önlenmesi istemi ile açılmıştır.
Davalı, çekişme konusu meraların tapulu meraları olduğunu, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden çekişmeli 214 ve 271 sayılı parsellerin tapulama sırasında mera olarak saptandığı ve yararlanma hakkının davalı köye bırakıldığı, tespitin bu şekilde 24.07.1969 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır. Eldeki dava ise 04.07.2008 tarihinde açılmıştır.
Gerçekten meralar hayvanların otlatılması ve otundan yararlanılması için tahsis edilen veya kadimden beri bu amaçla kullanılan yerlerdir. Mera olan taşınmazların kullanmak hakkı bir veya birden çok köy veya belediyeye bırakılabilir. Nitekim, somut uyuşmazlıkta 214 ve 271 sayılı parsellerin kullanma hakkı davalı köye bırakılmıştır.
3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesi hükmü gereğince “tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren 10 yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.” Dava konusu taşınmazların tutanakları 24.07.1969 tarihinde kesinleştiğinden dava ise 04.07.2008 tarihinde açıldığından eldeki davanın hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle dinlenme olanağı bulunmamaktadır.
Kabule göre de; mahkemece taşınmazlardan her iki köy tarafından müştereken yararlanıldığı tespit edilmiştir. Bu hali ile dava ancak müşterek yararlanmaya vaki elatmanın önlenmesi şeklinde değerlendirilerek bu şekli ile kabul edilebilir.
Mahkemece, yapılan bu saptama da bir yana bırakılarak istemin yazılı olduğu biçimde kabulü de doğru olmamıştır.
Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, peşin yatırılana harcın iadesine, 28.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.