YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14915
KARAR NO : 2011/1060
KARAR TARİHİ : 02.02.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.02.2007 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni – ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; müdahalenin meni yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne dair verilen 25.06.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapulu taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemleriyle açılmıştır.
Davalılardan Necip keşif tutanağına geçirilen beyanında, çekişmeli zeytin ağacındaki zeytinlerin kardeşleri ile birlikte topladıklarını, ancak bu ağacın maliki oldukları 1525 sayılı parsel içerisinde kaldığını sandıklarını belirtmiştir.
Mahkemece, davalıların aktif bir elatmaları olmadığından meni müdahele istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, 24,00 TL ecrimisilin davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davacı temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Türk Medeni Kanununun 683.maddesi uyarınca, malikin eşya üzerinde yasaların öngördüğü sınırlar dahilinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisi vardır. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı her türlü haksız elatmanın önlenmesini dava edebilir. Davacının, davadaki istemlerinin dayanağı Türk Medeni Kanununun 683.maddesidir.
Eşyaya elatma, bir defa için olabileceği gibi birden çok veya daimi de olabilir. Hatta, sözlü olarak bir kimsenin maliki olduğu taşınmaz üzerinde mülkiyet iddiasında bulunmak da hukuk açısından bir elatmadır.
Somut olayda; özellikle davalılardan ….’in beyanından davalıların, davacının malik olduğu taşınmazdaki zeytin ağacındaki mahsulleri toplamak suretiyle taşınmaza elattıkları kanıtlanmıştır. Yukarıda belirtildiği üzere bu elatmanın sürekli olması gerekmez. Nitekim, davacının ecrimisil isteminin kabulü de elatmanın mevcut olduğunun, kabul edilmesinden kaynaklanmıştır.
Yapılan bu saptamalara göre, davadaki men-i müdahale isteminin de hüküm altına alınması gerekirken, bazı gerekçelerle bu konuda karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
Karar, açıklanan nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, hükmün 2.bentte yazılı nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 02.02.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi.