Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/2928 E. 2011/9459 K. 14.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2928
KARAR NO : 2011/9459
KARAR TARİHİ : 14.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, asıl ve birleşen davalarında, davalıların murisinden 29.4.1991 tarihli harici sözleşme ile tapulu taşınmaz satın aldığını, bedelini ödediğini, davalıların taşınmazı dava dışı şahıslara sattığını belirterek ödediği bedelin denkleştirici adalet hükümlerine göre tahsilini istemiş, 11.7.2008 tarihli ıslah dilekçesi ile 34.274,38 TL’nin ödenmesi talebinde bulunmuştur.
Davalılar, zamanaşımı itirazında bulunarak, davanın reddini dilemişlerdir.
Davanın kabulüne dair mahkemenin ilk kararının dairemizce bozulması üzerine yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemenin 15.7.2008 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiş, karar davalılar tarafından temyiz edilincede dairemizin 1.6.2009 tarihli kararı ile, tarafların delilleri toplanarak zilyetliğin devredilip devredilmediğinin araştırılması, zilyetlik devredilmiş ise zamanaşımının işlemeyeceği, edilmemiş ise davanın zamanaşımına uğradığı kabul edilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerektiği belirtilerek karar bozulmuştur. Mahkemece dairemiz bozma ilamına uyulmuş, davacının dava dilekçesinde ve yargılama aşamasında taşınmazın zilyetliğinin kendisine devredildiğine dair beyanının bulunmadığı, zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekirki, Yargıtay bozma ilamına uyulmuş olmakla, bu husus tarafları yararına usulü kazanılmış hak teşkil etmekte olup, mahkemece bozma kararı doğrultusunda işlem yapılması zorunludur. Bu bağlamda, dairemiz bozma kararında, zilyetliğin davacıya devredilip devredilmediği hususunda deliller toplanarak karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. Bu itibarla mahkemece bu hususta taraflardan delilleri sorulup alınmak suretiyle değerlendirme yapılması gerekir. Oysaki mahkemece, dairemiz bozma ilamından sonra bu hususta davacıdan delilleri sorulmamış ve delillerini bildirmesi istenmemiştir. Bu nedenle dairemiz bozma ilamının gereğinin yapıldığından sözedilemez. Hal böyle olunca, dava konusu taşınmazın davacıya zilyetliğinin devredilip devredilmediği hususunda davacıdan delilleri sorulup alınmalı, davalılardanda var ise karşı delilleri sorulup alınmalı ve hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18.40 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 14.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.