Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/3051 E. 2011/9855 K. 22.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3051
KARAR NO : 2011/9855
KARAR TARİHİ : 22.06.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki menfi tesbit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, dava dışı borçlu …’ in 08.01.2008 tarihinde çektiği 15.000.00.TL tüketici kredisine kefil olduğunu, kredinin borçlu tarafından ödenmemesi üzerine kefil olarak kendisinin emekli maaşına bloke konulduğunu öğrendiğini ayrıca yaptığı araştırmada 13.03.2008 tarihinde kefili olduğu kredi hesabının kapatılarak yeni bir kredi açıldığını öğrendiğini, bu yeni sözleşmede imzasının olmadığını belirterek emekli maaşına konan blokenin kaldırılmasına ve borcunun olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, ikinci bir kredi kullanma işleminin sözkonusu olmadığını, kredi borcunun ödenmemesi üzerine kefil olan davacının imzaladığı ek rehin sözleşmesi ve taahhütname ile virman, takas, mahsup talimatı doğrultusunda alacağın tahsil edilmekte olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu da dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı kanun ile değişik 4077 sayılı kanunun 10. maddesinin 3. fıkrasının son cümlesi “Tüketici kredisinin teminatı olarak şahsi teminat verildiği hallerde, kredi veren asıl borçluya başvurmadan, kefilden borcun ifasını isteyemez.” hükmünü getirmiştir. Yasanın bu hükmü emredici nitelikte olup adi yada müteselsil kefil ayrımı yapılmamıştır. Emredici hükümlerin mahkemece re’sen dikkate alınması zorunludur. Alacaklı asıl borçluya başvurup, alacağını tahsil edemediği takdirde kefile başvurup alacağının tahsilini isteyebilecektir. Somut olayımızda davalı, dava dışı asıl borçlunun borcunu ödememesi üzerine alacağın tahsili yönünde borçlu aleyhine semeresiz kalan bir takip yapılmadan davacı kefilden alınan takas, virman ve mahsup talimatı doğrultusunda emekli maaşından kredi taksitleri alınmaya başlanmıştır. Halbuki davalının, davacı kefilden henüz alacağını talep etme hakkı yasal olarak doğmamıştır. Mahkemece, açıklanan bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşüncelerle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 2. bente açıklanan nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 17,15 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 22.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.