YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11552
KARAR NO : 2012/11277
KARAR TARİHİ : 28.09.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.03.2012 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil davasında tedbir istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; tedbir talebinin reddine dair verilen 20.04.2012 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca davalı yükleniciye bırakılması kararlaştırılan 724 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 4 numaralı bağımsız bölümü davalı yükleniciden 25.12.2009 tarihli adi yazılı sözleşme ile temlik aldığını ileri sürerek açmış olduğu tapu iptali ve tescil davasında dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir.
Mahkemece, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, ihtiyati tedbir isteminin reddine dair verilen kararı temyiz etmiştir.
Bilindiği gibi, uyuşmazlıkların çözümü için dava yolu tercih edildiğinde bu davanın belli bir süreci alacağı da bilinmektedir. İşte bu süreçte dava konusu hakkın elde edilmesini ortadan kaldıracak bir takım riskler söz konusu olabilir. Bu bağlamda da yargılama hukukunda kesin hukuki himaye sonucunun ortaya çıkmasına kadar yargılama öncesinde veya sonrasında meydana gelebilecek tehlikelerden ve sakıncalardan davalı veya davacıyı hatta üçüncü kişiyi korumak için yargı organlarınca verilen geniş veya dar kapsamlı geçici hukuki himaye tedbirleri öngörülmüştür (EjderYılmaz, Geçici Hukuk Himaye Tedbirleri, Ankara 2001, C.I, s. 32.). Hukuk Muhakemeleri Kanunu 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir kurumu da geçici hukuki himaye tedbirlerinden birisi hatta en sık başvurulanıdır. Anılan Hukuk Muhakemeleri Kanununun 389. maddesi uyarınca; mevcut durumun değişmesi halinde, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkânsız hale gelmesi ya da gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi varsa ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilecektir.
Somut olayda; dava taşınmazın aynına ilişkin olup, 724 ada 2 parsel sayılı taşınmazdaki 4 numaralı bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ve tescili davanın konusudur. Davanın yargılamaları sırasında durumun değişmesi, başka bir deyişle taşınmazın üçüncü kişilere satılması halinde hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da hakkın elde edilmesi tamamen imkânsız hale gelecektir. Bu durumda, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için yasanın aradığı koşulların somut olayda gerçekleştiğinin kabulü gerekir.
Açıklanan bu nedenle dava konusu taşınmazın üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerekirken reddi doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 28.09.2012 tarihinde oy birliği ile karar verildi.