Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/12320 E. 2011/20621 K. 26.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12320
KARAR NO : 2011/20621
KARAR TARİHİ : 26.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, 28.04.2008 tarihli satış sözleşmesiyle davalıdan … Merkez Cedit mahallesi 3142 ada 1 parsel sayılı taşınmazda bulunan inşaatın 2. kat kuzey-batı cephesindeki daireyi 90.000 TL bedelle satın aldığını, peşinat olarak 10.000 TL verdiğini, ancak inşaatın bitirilip teslim edilmediği için 10.000 TL borcun ödenmediğini, dairede bir takım eksikliklerin bulunduğunu, … 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/2 D…. sayılı dosyasında dairedeki eksikliklerin ve değerlerin açılacak davaya esas olmak üzere tespitini yaptırarak bilirkişilerin zararın 6.450 TL olduğunu rapor ettiklerini, ayıp dolayısıyla değer noksanı karşısında bedelin indirilmesi ve işin zamanında bitirilmemesinden doğan zarardan müteahhit davalının sorumlu olduğunu belirterek, doğacak kira ve diğer zararların talep ve dava haklarının saklı kalmak kaydıyla 10.000 TL kıymet noksanının sözleşmedeki bedelden indirilmesine, karar verilmesini istemiştir.
Davalı; Davanın reddini dilemiş, Birleşen Karşı davasında ise ; daire satış bedelinden kalan bakiye 10.000 TL alacağın temerrüt tarihi olan 19.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davanın kısmen kabulü ile, 28.04.2008 tarihli bina satış sözleşmesinde satış bedeli olarak kararlaştırılan 90.000 TL’den eksik … bedeli olan 6.158,76 TL’nin indirilerek satış bedelinin 83.841,24 TL olarak tespitine,birleşen davanın da kısmen kabulü ile, 3.841,24 TL’nin 19.12.2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı …’den alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş, hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, Davalı yüklenici ile davacı arasındaki konut satış sözleşmesi bulunduğu, bu durumda davanın 4077 sayılı kanun kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık satış sözleşmesinden kaynaklanmakta olup Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Bu durumda mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken görevsiz mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesi tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre her iki tarafın sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle, hükmün BOZULMASINA, 2.bentte belirtilen nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 26.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.