Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/2372 E. 2011/3553 K. 21.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/2372
KARAR NO : 2011/3553
KARAR TARİHİ : 21.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.04.2007 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.11.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu tahsis belgesinin temliki nedeniyle hak sahipliğinin tespiti istemiyle açılmıştır.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın ispat edilemediğinden reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 04.12.1996 tarihli ve 1996/14-763-864 sayılı kararında da belirtildiği gibi, tapu tahsis belgesi bir mülkiyet belgesi olmayıp yalnızca fiili kullanmayı belirleyen ve ilgilisine kişisel hak sağlayan bir zilyetlik belgesidir. Tapu tahsis belgesinin kişisel hak sağlaması özelliğinden dolayı, hakkın alacağın temliki yoluyla bir başka kişi adına temliki olanaklıdır. Tapu tahsis belgesini temlik alan kişi de kısaca İmar Affı Kanunu olarak bilinen 2981 sayılı Kanunun 13/a maddesindeki koşulları taşıması halinde ve diğer koşulların varlığı durumunda buna dayanarak mülkiyetin verilmesini dava edebilir.
Somut olaya gelince;
Yukarıda sözü edildiği üzere dava; mülkiyet aktarımı istemiyle değil, hak sahipliğinin tespiti istemiyle açılmıştır. Kısaca dava, bir tespit davasıdır. Ne var ki, tespit davasının dinlenebilmesi için davacının dava konusu hukuki ilişkinin var olup olmadığının mahkemece hemen tespitinde hukuki bir yararı bulunması gerekir. Esasen, eda davası açmak suretiyle elde edilecek hukuki menfaat talebinin içinde tespit hükmü de bulunduğundan davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı yoktur. Davanın açıklanan bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken değişik bazı gerekçelerle reddedilmiş olması doğru değil ise de hüküm davanın reddine ilişkin bulunduğundan HUMK’nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek onanmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile HUMK’nun 438/son maddesi gereğince hükmün gerekçesi DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 21.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.