YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14701
KARAR NO : 2011/3623
KARAR TARİHİ : 22.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 22.07.2008 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve yol olarak terkini istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 23.12.2009 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı … duruşmasız olarak Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, tayin olunan 22.07.2011 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı …, davalı … ve davalı Hazine vekili Av…. geldiler. Karşı taraftan gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, tapu iptali ve yol olarak terkin istemleriyle açılmıştır.
Cevap veren davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiş, davalılara ait taşınmazın bilirkişi krokisinde kırmızı renkle işaretlenen ve yol olduğu saptanan bölümlerin tapu kaydının iptali ile bu bölümlerin haritasına yol olarak işaretlenmesine karar verilmiştir.
Hükmü, davalılar …, … ile Hazine temyiz etmiştir.
Türk Medeni Kanununun 715. ve Kadastro Kanununun 16.maddeleri hükümlerine göre yollar; paralı veya parasız kamunun yararlanmasına tahsis edilen veya kamunun kadimden beri yararlandığı taşınmazlardır. Bu gibi yerlerin, haritasına işaretlenmesi ile yetinilmesi gerekir.
Somut olaya gelince;
Yerinde yapılan keşif sonucu düzenlenen 22.10.2008 tarihli bilirkişi raporlarında, çekişme konusu yerin 1960 yıllarındaki fotoğraflarda 1-2 m2 genişliğinde insan ve yük hayvanlarının yürüyebileceği bir yol olduğu, ancak aynı yerin 1954-1956 yıllarında çekilmiş … fotoğraflarında yol olarak görünmediği belirtilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16.maddesindeki “kadim” sözcüğü öncesi bilinmeyen bir zamanı ifade eder. Çekişme konusu bölüm, 1954-1956 yıllarındaki … fotoğraflarına yol olarak yansımadığına göre bu yerin kadim yol olduğunu kabul etmek mümkün değildir. Dolayısıyla, davanın reddi gerekir.
Diğer yandan, usul hukukumuzda bir kimsenin davaya dahil edilme yöntemiyle aleyhine hüküm kurulma olanağı yoktur. Bu bakımdan da, kayıt maliki olmayan davalı Hazine aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, kayıt maliklerinin davaya dahil edilmesi yöntemiyle aleyhlerine hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.
Karar, bütün bu nedenlerle bozulmalıdır.
Kabule göre de; gerçek kişiler adına tapuda kayıtlı taşınmazların tapu kaydının iptali dava edildiğine göre, kayıtta malik olmayan Hazineye husumet yöneltilemez.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 825,00 TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazine’ye verilmesine, peşin yatırılan harcın istek halinde yatıranlara iadesine, 22.03.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.