Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/8934 E. 2011/9068 K. 09.06.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8934
KARAR NO : 2011/9068
KARAR TARİHİ : 09.06.2011

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R
Davacı, davalının verdiği taahhütname kapsamında davalıdan iyileştirici nitelikte tıbbi malzeme satın aldıklarını, taahhütname gereğince Rayiç Bedel Tespit Komisyonu tarafından belirlenen rayiç bedel üzerinden kurum aleyhine 35.997,92USD fiyat farkı oluştuğunun tespit edildiğini, davalıdan istemelerine rağmen ödenmediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, 35.997,92USD alacağın fatura karşılıklarının kurumca ödendikleri tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile,34.572,39USD’nin dava tarihi olan 18.12.2007 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca 1 yıllık USD mevduatına kamu bankalarınca uygulanan en yüksek faiziyle birlikte ödeme yada tediye tarihindeki TL karşılığının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Borçlar Kanununun 101/1. maddesi gereğince muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacı, davalıya yazdığı 19.2.2007 tarihli yazı ile dava konusu alacağının ödenmesini isteyip davalı ise 8.3.2007 tarihli yazı ile cevap verdiğine ve bahsi geçen yazının davalıya ne zaman tebliğ edildiğinin tespit edilemediğine göre davalının 8.3.2007 tarihinde temerrüde düştüğünün kabulü gerekir.O halde hükmedilen alacağa 8.3.2007 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken, dava tarihinden itibaren faiz yürütülmüş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.nun 438/7 maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının ikinci bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın ‘Hüküm’ başlıklı bölümünün 2 numaralı bendinde bulunan (…dava tarihi olan 18.12.2007…) söz ve tarihinin karardan çıkartılarak yerine (8.3.2007) tarihinin yazılmasına, kararın DÜZELTİLMİŞ bu şekli ile ONANMASINA, 9.6.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.