Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/7895 E. 2011/9146 K. 12.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7895
KARAR NO : 2011/9146
KARAR TARİHİ : 12.07.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 17.05.2010 gününde verilen dilekçe ile tespit istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 01.02.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı, davalı belediyeye ait 9139 ada 12 parsel sayılı taşınmazın 775 sayılı yasa uyarınca diğer davalıların murisi Osman Zeki Büyükkaya’ya tahsis edildiğini, davalıların murisinin bu hakkını noterde 02.12.1994 tarihinde düzenlenen sözleşme ile kendisine satışını vaat ettiğini ileri sürerek, dava konusu taşınmazda hak sahibi olduğunun tespitini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, 775 sayılı yasanın 34. maddesi hükmü uyarınca 10 yıllık süre içerisinde hakkın devredilemeyeceği ve satış vaadi sözleşmesi düzenlenemeyeceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununda tespit davaları açıkça düzenlenmemiş ise de dinlenebilir olduğu gerek öğretide gerekse uygulamada kabul edilmiştir. Tespit davasının dinlenebilmesi için, genel dava şartlarının yanında iki ek şartında bulunması gerekir.
a)Tespit davasının konusu, yalnız hukuki ilişkiler olabilir.
b)Davacının, hukuki yararı bulunmalıdır.
Bir hukuki ilişkinin hemen tespit edilmesinde hukuki yararın bulunması, şu üç şartın birlikte varlığına bağlıdır.
1-Davacının bir hakkı veya hukuki durumu, güncel (halihazır) bir tehlike ile tehdit edilmiş olmalı,
./..
2011/7895 -2011/9146 -2-

2-Bu tehdit nedeniyle, davacının hukuki durumu tereddüt içinde olmalı ve bu husus davacıya zarar verebilecek nitelikte bulunmalı,
3-Yalnız kesin hüküm etkisine sahip olup, cebri icraya yetki vermeyen (icraya konulamayan) tespit hükmü, bu tehlikeyi ortadan kaldırmaya elverişli olmalıdır (Ba¬ki Kuru, Hukuk Muhakemeleri Usulü, 1979 Bası, C: 1, s. 908 vd.).
Eda davası açılması mümkün olan hallerde tespit davası açılmasında hukuki yarar mevcut değildir. Çünkü, eda davası sonunda verilen hüküm ile, aynı zamanda dava konusu hukuki ilişkinin var olup olmadığı da tespit edilir ve ondan sonra bu tespite dayalı olarak eda hükmü kurulur.
Somut olayda, eda davası açılması mümkün olduğundan tespit davası açılmasında davacının hukuki yararı yoktur. Açıklanan nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerekirken yazılı gerekçe ile reddi doğru değil ise de davanın reddi sonuç itibarıyla doğru olduğundan hükmün HUMK’nun 438/son maddesi hükmü uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle reddine, hükmün gerekçesinin DEĞİŞTİRİLMİŞ bu hali ile ONANMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 12.07.2011 tarihinde oy birliği ile karar verildi.