Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2012/9265 E. 2012/10871 K. 24.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9265
KARAR NO : 2012/10871
KARAR TARİHİ : 24.09.2012

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı tarafından, davalılar aleyhine 11.02.2008 gününde verilen dilekçe ile geçit … istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 10.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit … kurulması istemine ilişkindir.
Davalı taraf, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne, davacının paydaş bulunduğu 419 parsel sayılı taşınmaz lehine servis yoluna kadar devam eden uzman bilirkişi … tarafından düzenlenen 17.12.2008 havale tarihli rapor ve eki haritada (C) harfi ile gösterilen bölümden geçit … kurulmasına karar verilmiştir.
Hükmü, davalı … vekili temyiz etmiştir.
Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit … verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir.
Geçit … verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen
taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.
Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit … taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak … olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır. Bunun doğal sonucu olarak yol saptanırken komşuluk hukuku ilkeleri gözetilmelidir. Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır.
Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit … tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilecekse, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir.
Saptanan geçit nedeniyle yükümlü taşınmaz malikine ödenmesi gereken bedel taşınmazın niteliği gözetilerek uzman bilirkişiler aracılığı ile objektif kıstaslar esas alınarak belirlenmelidir. Saptanacak bedel de hükümden önce depo ettirilmelidir. Hemen belirtmek gerekir ki, bedelin saptanmasından sonra hüküm tarihine kadar taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş veya bedel tespitinden sonra yörede taşınmazın değerini artıracak değişiklikler meydana gelmiş olabilir. Bu gibi durumlarda mülkiyet … kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olmamak ve diğer tarafın hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak olası davranışlarını önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tespiti yapılmalıdır.
Somut olayda, davacının paylı malik olduğu 419 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısı bulunmadığından mutlak geçit ihtiyacı içerisinde olduğu açıktır. DSİ’nin cevabi yazısında, geçitin bağlandığı servis yoluna bağlantı kurulacak şekilde geçit … kurulmasında bir sakınca olmağı bildirilmiştir. Geçit davalarında uygulanacak kesintisizlik ilkesi gereğince lehine geçit kurulan taşınmazlardan itibaren genel yola ulaşıncaya kadar tüm taşınmazlar üzerinden geçit … kurulması gerekir. Halbuki geçitin bağlandığı DSİ servis yolundan bir önceki taşınmaz olan dava dışı 485 sayılı parsel üzerinden de fiilen aleyhine geçit … kurulduğu halde hüküm sonucunda aleyhine geçit
… kurulduğu hususunun belirtilmediği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece 485 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydı Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilerek maliklerinin belirlenmesi, maliklerin harçlı dilekçe ile davaya katılmalarının sağlanması veya haklarında ayrı dava açılması için süre verilerek, ayrı dava açıldığı takdirde bu dava ile birleştirilmesine karar verilmesi, bu şekilde taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekir. Değinilen bu hususlar gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozmanın niteliği gereği diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 24.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.