YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9856
KARAR NO : 2012/10918
KARAR TARİHİ : 25.09.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tük. Mah. Sıf.)
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.03.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 12.09.2011 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 22.05.2012 günü müraafa icrasından sonra dosyada görülen eksiklik nedeniyle evrak mahalline iade edilmiştir. Anılan eksikliğin giderilmesinden sonra dosya tekrar Dairemize gönderilmiş olmakla içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, davalı yüklenici … ile 18.07.2007 günü düzenledikleri sözleşme uyarınca yükleniciye bırakılan 2 parsel sayılı taşınmazda 3. kat 13 numaralı bağımsız bölümü satın alıp bedelini ödediğini, yüklenicinin inşaatı yarım bıraktığını, ayrıca, taşınmazın mülkiyetini yanında sigortalı çalışan davalı …’e devrettiğini, …’in de davalı Nejmettin’e muvazaalı olarak mülkiyeti aktardığını ileri sürerek taşınmazın adına tescilini istemiştir.
Davalı yüklenici …, yanıt vermemiş; davalı …, davayı kabul etmiş; davalı Nejmettin Tanışır ise, taşınmazı iyiniyetli olarak tapu kaydına güvenerek ve bedeli ödemek yoluyla edindiğinden davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, yükleniciden kazanılan kişisel hakka dayalı mülkiyet aktarımı istemine ilişkindir.
Temlike konu bağımsız bölüm konut niteliğindedir. Davacı ile davalı yüklenici arasındaki sözleşme niteliği itibariyle yüklenicinin yaptığı bir temlik işlemidir. Gerçekten, BK’nun 162 vd. maddeleri uyarınca yüklenici iş sahibinden kazanacağı hakkını üçüncü bir kişiye yazılı biçimde yapılmak koşuluyla temlik edebilir. Bir tanımlama yapmak gerekirse, alacağın temliki, alacaklı ile onu devralan üçüncü kişi arasında borçlunun rızasına ihtiyaç göstermeden yapılabilen ve sadece kazandırıcı bir tasarruf işlemi niteliği taşıyan biçime bağlı bir akittir. Ne var ki, yapıldığı sırada temlik işlemine vakıf olmayan borçlu yeni alacaklının ifa talebi üzerine önceki alacaklıya karşı ne gibi itiraz ve defi hakkına sahipse bunları yeni alacaklıya (davacı) karşı da ileri sürebilir.
Somut olayda, davacı, davalı yüklenici … ile aralarında yaptıkları 18.07.2007 tarihli adi yazılı sözleşmeye dayanarak mülkiyetin aktarılmasını istemiştir. Taraflar arasındaki bu sözleşme BK’nun 162 vd. maddeleri uyarınca bir temlik işlemi olup, geçerli bir sözleşmedir. Ancak, temlik edilen bağımsız bölüm sözleşmeden anlaşılamamaktadır. Her ne kadar taraflar arasında geçerli bir sözleşme mevcut ise de temlike konu bağımsız bölüm belirlenemediğinden davanın reddi gerekir. Mahkemece, temlike konu bağımsız bölüm belirlenemediği gerekçesiyle davanın reddi gerektiği halde yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ise de davanın reddi sonucu itibariyle doğru olduğundan HUMK’nun 438/IX. maddesi uyarınca gerekçesi düzeltilmiş bu şekli ile kararın onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, 900TL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 25.09.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi.