YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/14544
KARAR NO : 2011/576
KARAR TARİHİ : 24.01.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.09.2008 gününde verilen dilekçe ile çaplı taşınmazda paydaşlar arasında paya vaki elatmanın önlenmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 04.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, dava konusu … parsel numaralı taşınmazın paydaşlarından olduğunu, taşınmaz üzerinde bulunan evinin yakınındaki kısmı yol olarak kullanan davalının elatmasının önlenmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazda kendisinin de paydaş bulunduğunu, davacının taşınmazda payından fazla yer kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava konusu yolun … parsel numaralı taşınmazın tüm paydaşları tarafından kullanılan bir patika yol olduğu, paydaşlar arasında yapılan fiili taksime göre yolun kullanıldığını gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Gerçekten, Türk Medeni Kanununun 683. maddesi uyarınca bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeni sınırları içinde o şeyi dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye elatmanın önlenmesi davası açabilir.
Dosyada yer alan … sayılı parsele ait tapu kaydından; davalının da kayıtta 32/2448 payı bulunduğu görülmektedir. Kısaca, … sayılı parselde
2010/14544 – 2011/576
davalı da paylı maliktir. Kuşkusuz, paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşların payına elatmalarının önlenmesini her zaman isteyebilir. Ancak, o paydaşın taşınmazda payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa elatmanın önlenmesi davası dinlenemez. Yerleşik Yargıtay uygulamasına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorunu elatmanın önlenmesi davasıyla değil kesin sonuç sağlayacak taksim veya şüyuun satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözülebilir.
Somut uyuşmazlıkta; davacı … sayılı parselde malik sıfatıyla, dava konusu krokide kırmızı renkle boyalı yer dışındaki, B ve D harfleri ile gösterilen alanı kullandığına göre, taşınmazın paydaşı olan davalının elatmasının önlenmesini isteyemez.
Davacı ve davalı ile diğer bütün paydaşların katılması suretiyle kullanma paylaşımına dair bir anlaşma olmadığı ve davacının da taşınmazda kullandığı alan bulunduğu anlaşıldığından, davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş ise de verilen karar sonuç olarak doğru olduğundan HUMK.nun 438/son maddesi gereğince hükmün, gerekçesi yazılı olduğu şekilde değiştirilerek ve düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün gerekçesinin DEĞİŞTİRİLEREK ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 24.01.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.