YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/12977
KARAR NO : 2011/19450
KARAR TARİHİ : 16.12.2011
… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 3.Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 7.10.2010 tarih ve 11-312 sayılı hükmün Dairenin 2.5.2011 tarih ve 19245-6953 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalının satın aldığı … semtindeki dairenin alımında 26.7.2004 tarihli sözleşme gereği tellallık hizmeti verdiğini, ancak davalının sözleşmeden doğan ücretini ödemediğini yaptığı icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, haksız itirazın iptali ile %40 oranında inkar tazminatına tahsiline, karar verilmesini, aynı icra takibi nedeniyle aleyhine açılan menfi tesbit davasının reddini istemiştir.
Davalı, davacı ile tellallık sözleşmesi imzaladığını, ancak satın aldığı konut için davacının hiçbir hizmet vermediğini, satın aldığı dairenin sözleşmeye sonradan ilave edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Açtığı menfi tesbit davası ile de aleyhine yapılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tesbitini dilemiştir.
Mahkemece, davacının açtığı itirazın iptali davasının kabulüne, bileşen menfi tesbit davasının reddine ilişkin verdiği karar davalı ve birleşen davanın davacısı tarafından temyizi üzere hükmün onanmasına karar verilmiş; davalı-birleşen davanın davacısı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Uyuşmazlık davalının satın aldığı taşınmaz nedeniyle davacı tarafça tellallık ücretine hak kazanıp kazanmadığı konusundadır.
BK 405 maddesi gereğince, yaptığı hazırlık veya icra eylediği tevessut akdin icrasına muncer olunca tellal ücrete müstehak olur. Bu yasal düzenleme doğrultusunda davacı tellalın ücrete telep edebilmesi için MK 6 ve HUMK gereği verdiği tellallık hizmetinin sonucu satış sözleşmesinin yapıldığını kanıtlaması gerekir. Dosyaya ibraz edilen
26.7.2004 tarihli sözleşmede davacının satış sözleşmesine konu ….’de bulunan taşınmazı davalıya gösterdiği yazılmakta ise de yukarda açıklandığı üzere davalı, davacının bu yeri kendisine göstermediğini sözleşmeye kendi bilgisi olmadan ilave edildiğini, bu yeri başka bir emlakçı Sefer Karakış- Hakan Karaşın göstermesi ve tanıtması ile satın aldığını savunmuştur.
Dosya içeriğindeki bilgi ve belgeler ile özellikle davacı yanında çalışan ve davacı tanığı olan ….30.6.2005 tarihli celsedeki ifadesinde davalı …’ye daire göstermediğini, eşi ve kızının gördüğünü, sözleşmede davalıya gösterildiği belirtilen 5 adet dairenin ilk üç adedinin gösterildiğini satış sözleşmesine konu olan son iki dairenin ise kendisi tarafından sözleşmeye ilave edildiğini söylemiştir. … komisyonculuğu yapan sefer karakış ise satışa konu taşınmazla ilgili davalıya tellallık hizmetini kendisinin verdiğini ve ücretini aldığını söylemiştir. Öte yandan davacı taraf davalı alıcıya tellallık hizmeti verdiğini iddia etmiş ise de dairenin satıcısı… bu konuda kendisini yetkilendirdiğini de kanıtlayamamıştır.
Yapılan bu açıklamada ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının verdiği hizmet sonucu taşınmazın davalı tarafça alındığı kanıtlanmamıştır. Ne var ki davacı taraf yemin deliline de dayanmıştır. Mahkemece davacı tarafa verdiği hizmet sonucu taşınmazın satın alındığı konusunda yemin teklif etme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulması gerekirken zuhulen onandığı anlaşıldığından davalı tarafın karar düzeltme talebinin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile dairemizin 2.5.2011 tarihli 2010/19245-2011/6953 sayılı onama kararının kaldırılmasına, kararın yukarda açıklanan nedenlerle davalı lehine BOZULMASINA, 38,20 TL peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 16.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.