YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/501
KARAR NO : 2011/1823
KARAR TARİHİ : 16.02.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 28.04.2010 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.09.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı, 2466 parsel sayılı taşınmazda bulunan kanala davalının arazi düzenlemesi ve inşaat yaparak elattığını belirterek müdahalesinin önlenmesi ve kal isteminde bulunmuştur.
Mahkemece, elatmanın önlenmesine dair verilen karar, Dairemizce “kal istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmek üzere” bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak bu kez de sadece kal isteminin kabulüne karar verilmiştir.
HUMK’nun 388-389 maddeleri gereğince; hüküm sonucu kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Aynı kurala, Anayasanın 141/III.maddesinde de değinilmiş “bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılır” hükmü getirilmiştir. Bunun dışında, temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtayca bozulan hüküm infaz kabiliyetini kaybedeceğinden, bozmadan sonra tüm istem kalemleri hakkında ayrı ayrı ve açık şekilde hüküm kurulmalıdır. Bozmadan sonra gerekçesi ile birlikte yeni bir hüküm fıkrası oluşturulması zorunludur.
Ayrıca bozmadan sonra verilen kararda her iki istem hakkında karar vermek gerekir iken bu kez meni müdahale istemi hakkında hüküm kurulmamış, sadece kal isteminin kabulüne karar verilmiştir. Bozmadan sonra da gerekçesi ile birlikte tüm istemler hakkında yeni bir hüküm fıkrası oluşturulması zorunludur.
Diğer taraftan hüküm kısmında kal’ine karar verilen muhtesatlar da bilirkişi raporları dayanak yapılarak açık ve tek tek sayılmak suretiyle infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak şekilde belirtilmelidir. Açıklanan nedenlerle yeniden usulüne uygun hüküm kurulmak üzere kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 16.02.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.