Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/1356 E. 2011/3282 K. 15.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1356
KARAR NO : 2011/3282
KARAR TARİHİ : 15.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.02.2010 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, tescil veya tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 19.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmazsa sözleşme bedeli 2.500.000.000 liranın ödeme tarihinden faiziyle tahsili istemine ilişkindir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş ayrıca sözleşmenin ifa olanağının bulunmadığını savunmuştur.
Mahkemece, elbirliği ortaklığına dayalı sözleşmenin ifa olanağı bulunmadığı ve 10 yıllık zamanaşımının dolduğu gerekçesi ile dava reddedilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Satış vaadi sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince on yıllık zamanaşımı süresi uygulanır ve bu süre sözleşmenin ifa olanağının doğması ile işlemeye başlar. Satışı vaat edilen taşınmaz vaat alacaklısına teslim edilmiş ise 10 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra açılan davalarda zamanaşımı savunması Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan “dürüst davranma kuralı” ile bağdaşmıyacağından dinlenemez. Mahkemenin tescil istemini ret gerekçesi olarak gösterdiği bu husus yerinde değildir. Ancak, tapu kayıt örneğinden satış vaadi sözleşmesine konu 38 sayılı parsel davacının murisi … adına kayıtlıdır. Davalı … murisinden hissesine düşecek takribi 961 m2’lik kısmı satmayı vaat etmiştir. …’in davalıdan başka mirasçıları da bulunup 38 sayılı parselin mülkiyeti elbirliği rejimine tabidir. Elbirliği mülkiyetinde hiçbir ortak için tasarruf edebilecek pay söz konusu değildir. Elbirliği mülkiyetine konu taşınmazda elbirliği ortaklarından birinin, ortaklık dışı bir kişiye satış vaadinde bulunması halinde, sözleşme bir taahhüt muamelesi olarak geçerli olmakla birlikte ortaklık çözülünceye kadar sözleşmenin ifa olanağı yoktur. Mahkemenin mülkiyet aktarımına yönelik davacı istemini reddetmesinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
Davacı dava dilekçesinde tescilin mümkün olmaması halinde davalıya ödediği miktarın tahsilini istediği halde mahkemece bu istem incelenip değerlendirilmemiş, olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmamıştır. Karar bu nedenle bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 15.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.