Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/3578 E. 2011/20699 K. 28.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/3578
KARAR NO : 2011/20699
KARAR TARİHİ : 28.12.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat … geldi davalı tarafından gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalının damadı olduğunu, davalının sahibi olduğu şirkete ortak yapacağı vaadi ile elden ve havale yolu ile toplam 20.000 TL ödediğini, davalının şirketine ortak yapmadığı gibi aldığı parayı da iade etmediğini zarara uğradığını ileri sürerek fazla hakları saklı kalmak kaydıyla davalıya verdiği 20.000 TL nin ödeme tarihinden faizi ile tahsiline, ayrıca taşınmazını satarak bu parayı verdiği için gerçek zararının taşınmaz değeri olduğundan rayiç değeri olan 20.000 TL nin faizi ile tahsilini istemiş, 6.07.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile bilirkişi raporu doğrultusunda 89.058 ,62 TL alacağının davalıdan tahsiline karar verilmesini dilemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, 20.000 TL ana para, 67457,78 TL 23.09.2000 tarihi ile 25.05.2007 tarihlerinde işlemiş yasal faizi olmak üzere toplam 87.457,78 TL nin, 20.000 TL ye dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandıgı delillerle
yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına gore davacının tüm davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacı, davalının sahibi olduğu şirkete kendisini ortak yapacağı vaadiyle davalıya verdiği ancak ortak olmadığından iade edilmeyen alacağının tahsili için eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davacının davalıya en son havale yaptığı 31.03.1998 tarihli havale dekontu gözönüne alınarak bu tarihten itibaren 10.yıllık zamanaşımının dava tarihi itibariyle dolmadığı gerekçesi ile davalının zamanaşımı itirazını redetmiş, ancak ıslah edilen kısım yönünden de ıslah tarihi itibariyle 10 yılı geçen kısımlara ilişkin faize yönelik talepler rededilmiş, 10 yılın altında kalan zamanaşamı süresi dolmayan kısımlara ilişkin faiz talepleri kabul edilerek 23.09.2000 ila 25.05.2007 dava tarihi arasındaki dönem için faiz hesabı yapılarak hüküm kurulmuştur.Mahkemenin bu gerekçesi kabul şekli bakımından yanlıştır.B.K.nun 101.maddesi uyarınca muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Davacının dava açılmadan önce davalıyı ihtar çekerek mütemerrit duruma düşürdüğü iddia ve ispat edilmemiştir. Bu nedenle alacağa dava tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken yazılı şekilde 23.09.2000 ila 25.05.2007 tarihleri arasında hesaplanan faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince mahkeme kararının davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 1.299,00 TL. temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, peşin alınan 31.160 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 28.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.