YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9494
KARAR NO : 2011/15248
KARAR TARİHİ : 24.10.2011
… vekili avukat … ile Toki vekili avukat … , İhbar Olunan; 1-… Müh. Müş. Inş. Ve Tic. Ltd. Şti vekili avukat … , 2-… İnş. Taah. Mob. San. Ltd. Şti vekili avukat … , 3-… Yapı ve Tic. A.Ş aralarındaki dava hakkında … 3. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 15.4.2010 tarih ve 133-176 sayılı hükmün Dairenin 22.3.2011 tarih ve 11978-4232 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalıdan 24.04.2007 tarihli sözleşme ile taşınmaz satın aldığını, taşınmazın teslimi sırasında ilk bakışta görülen ayıpların tespit edilerek konut tespit föyüne işlendiğini, bu durumun davalı ve taşeronu şirkete ihbar edildiğini belirterek ayıpların tespiti ile taşınmazda meydana getirdiği değer kaybının değerlendirilerek toplam satış bedeli olan 119.037, 6 TL’den indirilmesine ve bu indirimin taksitlere yansıtılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, taşınmazın yüklenici firmadan geçici kabulü yapılarak eksiksiz hak sahiplerine teslim edildiğini, ayrıca planlarda ve sözleşmelerde her türlü değişiklik yapma hakkının saklı tutulduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davaya konu taşınmazdaki ayıpların meydana getirdiği değer kaybı olarak 10.713 TL yönünden davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafın temyizi üzerine dairenin 22.03.2011 günlü ve 2010/11978 esas ve 2011/4232 karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş, onama ilamına karşı davalı tarafından karar düzeltme talebinde bulunulmuştur.
Davacı, davalıdan satın almış olduğu taşınmazı teslim aldığı sırada tespit föyünde eksikliklerin belirlendiğini, bu eksiklikler dışında taşınmazın yapımında kullanılan demir, çimento ve diğer yapı malzemelerinde istenilen vasıfta olmadığından şüphelendiğini belirterek mevcut ayıpların taşınmazda meydana getirdiği değer kaybının satış bedelinden indirilmesini talep talep etmiştir.
4077 sayılı Kanunun 4. maddesinin 2. fıkrası hükmüne göre; tüketici, malın teslimi tarihinden itibaren otuz gün içerisinde açık ayıpları satıcıya bildirmekle yükümlüdür. Tüketici bu durumda, bedel iadesini de içeren sözleşmeden dönme, malın ayıpsız misliyle değiştirilmesi veya ayıp oranında bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme haklarına sahiptir. Satıcı, tüketicinin tercih ettiği bu talebi yerine getirmekle yükümlüdür. Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’da gizli ayıpların ne kadar sürede satıcıya ihbar edileceğine dair bir hüküm bulunmamaktadır. Öyle olunca, 4077 sayılı TKHK’nun 30. maddesi gereğince, bu kanunda
hüküm bulunmayan hallerde, genel hükümlere göre uyuşmazlığın çözümü gerekli olduğundan, Borçlar Kanunu’nun bu konudaki 198. maddesi uygulanacaktır. Borçlar Kanununun 198. maddesine göre, alıcı, teslim aldığı malı örf ve âdete göre, imkân hâsıl olur olmaz muayene etmek ve satıcının tekeffülü altında olan bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda adi bir muayene ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp mevcut olup da, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da derhal satıcıya ihbar etmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. BK’nun 198. maddesinde öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz.
Davaya konu uyuşmazlıkta, mahkemece taşınmazdaki açık ve gizli ayıpların taşınmaz teslimi sırasında düzenlenen tespit föyünde davacı tarafından açıkça belirlenerek ve ihtirazi kayıt konularak teslim alındığı, teslimattan sonrada başka ayıpların da çıktığı, tüm bu ayıplar yönünden taşınmazda oluşan değer kaybının hesaplanmasına ilişkin bilirkişi raporundaki hesaplamaya dayalı olarak hüküm tesis edildiği anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda davacı tarafından taşınmazın teslimi sırasında düzenlenen tespit föyünde belirlediği ayıplı imalatlar dışında sonradan ortaya çıkan ayıplı imalatların açık ayıp mı yoksa gizli ayıp mı olduğuna dair herhangi bir tespite yer verilmemiştir. O halde, mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi raporu hüküm kurmaya ve Yargıtay denetimine elverişli değildir. Bu durumda mahkemece yapılacak …; bilirkişiden ek rapor alınarak veya yeniden uzman bilirkişiler aracılığıyla inceleme yaptırılıp, taşınmazın teslimi sırasında düzenlenen tespit föyünde belirlenen ayıplı imalatlar dışında kalan eksikliklerin ve ayıpların niteliği tespit edilerek, bu davada talep edilen ayıplı işlerden hangilerinin açık ayıp, hangilerinin gizli ayıp niteliğinde olduğu ayrı ayrı belirlendikten sonra süresinde açık ve gizli ayıpların ihbar edilip edilmediği değerlendirilerek karar verilmesi gerekir iken yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, davalının karar düzeltme talebinin bu yönden kabulü ile Dairemiz onama kararının kaldırılmasına, yukarıda değinilen hususlardan ötürü mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle dairemizin 22.03.2011 günlü ve 2010/11978 Esas ve 2011/4232 Karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, kararın davalı yararına BOZULMASINA, 24.10.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.