YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9289
KARAR NO : 2012/11365
KARAR TARİHİ : 26.04.2012
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)
Taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, … İli … İlçesi, … Mahallesi, 61066 Ada, 2 parselde bulunan 5.Blok 9 numaralı konutun maliki olduğunu,taşınmazın iskan ruhsatının 27.10.2009 tarihinde alındığını,su abonesi olmak için davalı idareye gittiğinde kanal katılım,hisse payı bedeli,kartlı sayaç ve montaj bedeli ödemesi gerektiğinin bildirildiğini,bu kapsamda yaklaşık 5.000 TL bedelin talep edildiğini,bu tutumun hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek,kanal katılım payı ve şebeke hisse bedeli alınmaksızın adına abonelik tesisine karar verilmesini istemiştir.
Davalı,yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davalı idare tarafından dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgeye hizmet götürüldüğü gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Uyuşmazlık, davacının maliki olduğu konuta su abonesi olmak için kanal katılım payı ödemekle yükümlü olup olmadığı konusundadır.
2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanununun Kanalizasyon Harcamalarına Katılma Payı başlığı altında 87.maddesi “Belediyelerce ve belediyelere bağlı müesseselerce, aşağıdaki şekilde kanalizasyon tesisi yapılması halinde, bunlardan faydalanan gayrimenkullerin sahiplerinden, kanalizasyon harcamalarına katılma payı alınır:
A)Kanalizasyon tesisi yapılması,
b)Mevcut tesislerin sıhhi ve fenni şartlara göre ıslah edilmesi iki ve daha fazla yol kenarında bulunan gayrimenkuller hangi yoldaki kanalizasyona bağlanmış ise, payın hesabında yola ait kanalizasyon giderleri nazara alınır. ” düzenlemesi getirmiştir. Aynı yasanın 88.maddesi su tesisleri için 87.maddeye paralel bir düzenleme öngörmüştür.
2012/9289-11365
ASKİ Tarifeler Yönetmeliğinin 39.maddesi “2464 Sayılı Belediye Gelirleri Kanunun 87. ve 88.maddeleri gereği bir programa göre yapılacak yani; içme, kullanma, endüstri suyu ve kanalizasyon yatırımları ile mevcutların genişletilmesi (tevzi), iyileştirilmesi (ıslahı) amacıyla yapılan harcamalar ve istek üzerine ASKİ Genel Müdürlüğünce yapılacak işlerin toplam yatırım giderleri tesislerin hizmet edeceği saha dahilindeki gayrimenkullerin sahiplerinden su ve kanalizasyon tesisleri harcamalarına katılma payı alınır.
Su ve kanalizasyon şebekelerine katılma paylarının binasız arsanın vergi değeri payına isabet eden kısmı, inşaat ruhsatının alınması aşamasında avans olarak tahsil edilir.
Bina tamamlandıktan sonra bağımsız bölümlere veya binanın tamamına tahsis aboneliği verilmesi sırasında arsa değeri üzerinden alınan avans düşülerek, … değerinin … vergi beyanı üzerinden ayrıca %2 oranından fazla olmamak üzere katılım payı tahsil edilir” düzenlemesini getirmiştir.
Yine 3194 sayılı İmar Kanununun “… Kullanma İzni” başlıklı 30.maddesinin 3.fıkrasında “Bu maddeye göre verilen izin … sahibini kanuna, ruhsat ve eklerine riayetsizlikten doğacak mesuliyetten kurtarmayacağı gibi her türlü vergi, resim ve harç ödeme mükellefiyetinden de kurtarmaz.” hükmü düzenlenmiştir.
Yukarıda belirtilen yasa ve tarifeler yönetmeliği hükümleri birlikte değerlendirildiğinde davalı tarafça yeni kanalizasyon ve içme suyu tesisleri yapılmış veya mevcutların iyileştirilmesi yapıldığı taktirde, tesislerin hizmet edeceği saha dahilindeki gayrimenkul sahiplerinden yönetmelikte belirlenen ilkelere göre su ve kanalizasyon tesisleri katılım payı talebe hakkı vardır. Ancak bu katılım payı davalı tarafça hizmet götürülmesi koşuluna bağlı olarak alınır. Bu durumda hizmet götürüldüğünün davalı tarafça kanıtlanması halinde davacı katılım payının yüklenici veya kendisi tarafından ödendiğini kanıtlamakla yükümlüdür.Ayrıca İmar Kanununun 30/3.maddesi uyarınca iskan ruhsatının alınmış olması davalı idarenin kanal katılım payı istemesine engel teşkil etmez. Hal böyle olunca bu konuda tarafların delilleri toplanıp gerektiğinde keşif ve bilirkişi incelemesi yapılarak dava konusu taşınmazın bulunduğu yere davalı idarenin hizmet götürüp götürmediği tespit edildikten sonra bu kapsamda daha önce ödeme yapılıp yapılmadığı,davalı idarenin başkaca alacağı bulunup bulunmadığı saptanarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 26.4.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.