Yargıtay Kararı 14. Hukuk Dairesi 2011/8838 E. 2011/9165 K. 12.07.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8838
KARAR NO : 2011/9165
KARAR TARİHİ : 12.07.2011

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.05.2010 gününde verilen dilekçe ile ayıplı malların davalıya iadesine ve ödenen bedelin tahsiline karar verilmesinin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 12.10.2010 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, eser sözleşmesinin eksik ve ayıplı ifası sebebiyle yapılan ödemelerin istirdadı istemine ilişkindir.
Davalı yüklenici, edimlerini yerine getirdiğini, eksik masa ve sandalyelerin de istenirse davacı iş sahibine teslim edileceğini, açılan davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, yapılanların davalıya iadesi koşuluyla davacı tarafından ödendiği saptanan 2.730,00 TL’nin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Hükmü, davalı temyiz etmiştir.
Taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmaktadır. 30.10.2009 tarihli bu sözleşmede, davalının yapımını yüklendiği işlerin bütün nitelikleri ayrı ayrı gösterilmiştir. Aslolan sözleşmenin kararlaştırıldığı şekilde eksiksiz yerine getirilmesidir. Aksi halde, sözleşmeden beklenen yararlar dengesi bir taraf aleyhine bozulur. Böyle bir durumda da bir taraf edimini yerine getirmiş sayılmaz. Bir sözleşmede, edimin yerine getirildiğinden söz edebilmek için, borçlanılan eda ile (eseri meydana getirme borcu) fiilen yerine getirilenin sadece söze bakılarak değil, amacı itibariyle bir birine uyması gerekir. Sözleşmede beklenen gayeye ulaşılamaması ya da bu gayenin tehlikeye düşmesi hallerinde edanın (eserin) varlığından söz edilemez.
./..
2011/8838 – 2011/9165 -2-

Somut olaya gelince;
Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu, davalının meydana getirdiği eserin sözleşmede kararlaştırılan vasıfları taşımadığı gibi eserde önemli ölçüde eksiklikler bulunduğu, bu haliyle de eserin kabul edilemez nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Borçlar Kanununun 360.maddesi uyarınca reddi gereken bu eser sebebiyle iş sahibinin bir bedel ödemesi gerekmez. Ödenmişse dahi, yükleniciden geri alınması talep edilebilir.
Mahkemece bütün bu olgular gözetilerek davanın kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalının bütün temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 12.07.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.