Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/26284 E. 2011/19496 K. 20.12.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26284
KARAR NO : 2011/19496
KARAR TARİHİ : 20.12.2011

Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’nın, 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 16/1, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 62/1. maddesi uyarınca 10.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ve 1 yıl süre ile çek hesabı açmaktan yasaklanmasına dair, … 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 13/10/2010 tarihli ve 2010/785 esas, 2010/1077 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 20/01/2011 gün ve 2010/860/5041 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/03/2011 gün ve 2011/62973 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre, sanığın … Bank A.Ş. … Şubesi nezdinde bulunan hesabından keşinde ettiği 10.000,00 TL bedelli çekin keşide tarihinin 16/03/2010 olduğu ve aynı gün ibraz edildiğinde karşılığının bulunmadığının anlaşılmasına göre, sanık hakkında 20/12/2009 tarihli ve 27438 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu hükümlerinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, suç tarihi itibarıyla yürürlükte bulunmayan 3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun uyarınca mahkumiyet hükmü kurulmasında isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
5271 Sayılı CMK’ nun 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma kesin olan ya da temyiz edilmeden kesinleşen hükümlere karşı başvurulan olağanüstü bir yasa yoludur. Henüz kesinleşmeyen kararın yasa yararına incelenmesi olanaksızdır.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “Aynı konutta oturan kişilere veya hizmetciye tebligat” başlıklı 16. maddesi uyarınca; kendisine tebliğ yapılacak şahsın adresinde bulunmaması halinde tebliğ kendisi ile aynı konutta oturan kişilere veya hizmetçilerinden birine yapılabilir.
Aynı Kanunun “Muhatabın muvakkaten başka yere gitmesi” başlıklı 20. maddesine göre de anılan Kanunun 13, 14, 15, 16, 17 ve 18. maddelerinde yazılı şahısların, muhatabın geçici olarak başka yere gittiğini belirtmeleri halinde, maddede
yazılı usule göre tebligat bu kişilere yapılacaktır. Kanunun “Yaş ve ehliyet şartı” başlıklı 22. maddesine göre ise muhatap yerine kendisine tebliğ yapılacak kimsenin görünüşüne nazaran onsekiz yaşından aşağı olmaması ve bariz bir surette ehliyetsiz bulunmaması lazımdır.
İncelenen dosya içeriğine göre; hükümlünün yokluğunda verilen kararın 28.10.2010 tarihinde “yengesi … imzasına” açıklamasıyla tebliğ edildiği, buna göre 7201 sayılı Yasanın 16, 20 ve 22. maddelerine aykırı olarak birlikte aynı konutta oturup oturmadıkları ile tebliğe ehil olup olmadığı hususlarına ilişkin açıklamayı içermediği anlaşılmaktadır.
Yukarıda açıklanan nedenlerle, … 5. Sulh Ceza Mahkemesinin 13.10.2010 gün ve 2010/785 esas, 2010/1077 sayılı kararı henüz kesinleşmediğinden, kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, anılan kararın sanığa usulüne uygun şekilde tebliği hususunun mahkemesince ifasına, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.