Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/7864 E. 2012/12795 K. 18.05.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7864
KARAR NO : 2012/12795
KARAR TARİHİ : 18.05.2012

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı … İnşaat Taah. San. ve Tic. Ltd. Şti’nin inşa ettiği binadan 5 nolu daireyi inşaat halindeyken satın aldığını, bedelini davalı şirkete ödediğini, tapu alma aşamasına gelindiğinde ise davalı şirketin arsa sahibine geç ve hatalı teslim nedeniyle …. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/8 Esas 2007/457 Karar sayılı kararıyla borçlandığı ve satın aldığı dairenin arsa sahibinin teminatı olması nedeniyle tapusunu alamadığını, davalı şirketin, bu ilamdaki borcu ödeme kudretinin olmadığını ve bu borç ödenmeden de tapunun alınamayacağını söylemesi nedeniyle davacı olarak 04/02/2008 tarihli “sulh ve ibranamedir” başlıklı belge uyarınca davalının ödemesi gereken 115.000,00-TL.’yi ödemek zorunda kaldığını, ancak bundan sonra satın aldığı dairenin tapusunu alabildiğini, davalı şirket yetkilisinin bu şekilde doğan borcunu ödemek için 117.000,00-TL. meblağlı bonoyu eşine, bononun arkasına şart düşerek teslim ettiğini, alınan bononun vadesinde ödenmediğini, bu nedenle … İcra Müdürlüğünün 2008/12925 sayılı dosyasından takibe geçildiğini, davalının … İcra Mahkemesinin 2008/917 sayılı dosyası ile takibi iptal ettirdiğini, bu nedenlerle alacağı olan 115.000,00 TL.’nin 04/02/2008 tarihinden itibaren davalılardan müştereken ve müteselsilen faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, müvekkili tarafından davacıya senet verildiğini kabul ettiklerini,ancak senedin ödenmesinin fabrikanın satışı şartına bağlı tutulduğunu,bu şartında gerçekleşmediğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Davalı şirket vekili, şirketin isminin senette yer almadığını,davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “”Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar”” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlık, Taraflar arasındaki ilişkinin davalı satıcı şirket (yüklenici) ile davacı (alıcı) arasındaki taşınmaz satışına ilişkin sözleşmeye dayandığı anlaşılmakla, 4822 Sayılı Yasa ile değişik 4077 Sayılı Yasanın 3. maddesinde düzenlenen satım sözleşmelerinden kaynaklanmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Diğer gerçek kişi davalı hakkındaki davanın da bu davalıya bağlı olarak Tüketici mahkemesinde görülmesi gerekir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Bu durumda mahkemece Tüketici Mahkemesinin görevli olduğuna dair görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte gösterilen nedenle kararın BOZULMASINA, (2) nolu bentte gösterilen nedenle tarafların temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, peşin alınan 1.707.75 TL. temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine ve yine peşin alınan 18.40 TL temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.5.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.