Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2010/9892 E. 2011/413 K. 19.01.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/9892
KARAR NO : 2011/413
KARAR TARİHİ : 19.01.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
K A R A R
Davacı, davalılardan lokanta olarak işletmek üzere işyeri kiraladığını, ruhsat almak için belediyeye müracaat ettiğini ve ancak ruhsat alamadığını, davalıların kayıtsız kaldığını, bu olaydan maddi zararlarının bulunduğunu ileri sürerek fazlası saklı kalmak üzere 100.00 TL’nın tahsilini istemiştir.
Davalı, zamanaşımı süresinin dolduğunu belirtmiş, davanın esastanda reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davanın tazminat talebinin zamanaşımına uğradığı, davalıların haksız fiil oluşturan davaranışlarının da tesbit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, davalılardan kiraladığı taşınmaza lokanta olarak işletmek için gerekli olan ruhsatı alamadığı için zarara uğradığını ileri sürerek tazminat talebinde bulunmuş, davalı ise zamanaşımı süresinin dolduğunu, davanın esastan da reddi gerektiğini savunmuştur. Hemen belirtmek gerekir ki, bir davada hem usulü hemde esastan reddi gerektiren sebepler var ise davanın öncelikle usulden reddi gerekir. Bir başka deyişle görülmekte olan davada hem usulden ve hemde esastan red gerekçesi oluşturularak karar verilmesi olanaksızdır. Eldeki davada mahkemece, zamanaşımı süresinin dolduğu kabul edilerek red gerekçesi
oluşturulduğu gibi, ayrıca davalıların haksız fiil oluşturan davranışlarının da bulunmadığı kabul edilerek esastanda red 2010/9892 2011/413
gerekçesi oluşturulmuştur. Oysaki az yukarıda belirtildiği gibi, öncelikle usulden red sebebi var ise davanın bu usulü red sebebi nedeniyle reddi gerekli olup, hem usulden hemde esastan red kararı verilmesi usulen mümkün değildir. Mahkemece, değinilen bu yön gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bent uyarınca davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 19.1.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.