Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2011/16678 E. 2012/20289 K. 20.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/16678
KARAR NO : 2012/20289
KARAR TARİHİ : 20.09.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalılar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar vekili Avukat … ile davalılar vekili Avukat …’nın gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü
KARAR
Davacılar, davalı …’den 22.3.2005 tarihli sözleşme ile A blok 3,9 ve 10 nolu daireler ile C Blok 5 nolu daireleri satın aldıklarını, ancak projeye davalı … tarafından devam edileceği bildirilerek, yapılan sözleşmenin satıcı kısmına davalı … adı yazılarak yeniden sözleşme imzalandığını, 12.7.2006 tarihinde tapu devrinin yapıldığını ancak satılan dairelerde başkalarının oturduğunu anlaşıldığını ileri sürerek, tapu devrinden önce yapılan 11.7.2007 tarihli sözleşme gereğince belirlenen sürede teslim edilmediğinden ödenmesi kararlaştırılan tazminattan şimdilik 13.000 ingiliz paundunun dava tarihinden yasal faizi ile davalılardan müteselsilen ödetilmesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı … usulüne uygun tebliğe rağmen davaya cevap vermemiş, davalı … ise davalı …’e verdiği borç paralar ile firmasına yaptığı işlerin karşılığı olarak dava konusu taşınmazların tapusunun geçici olarak kendisine verildiğini, ancak borç ödenince, davalı … talimatı ile daire tapularını davacılar adına devir ettiğini, bunun dışında davacılarla bir ilgisinin bulunmadığını, kaldı ki davacıların daireleri teslim aldıklarını savunarak davanın reddini dilemiştir
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1.maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2.maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3.maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hüzmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacılar ile davalılar arasında hukuki ilişkide davalıların yukarıda açıklanan şekilde, ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında yani yap-satçı ya da müteahhit olarak dava konusu daireleri davacılara satıp satmadıkları araştırılarak, bu kapsamda satış yapılmışsa uyuşmazlığın 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı kabul edilmeli ve görevle ilgili düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetileceği dikkate alınarak, mahkemece ayrı bir tüketici mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi yok ise davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, (2) nolu bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 900,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 30,30 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, 20.9.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.