YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/26280
KARAR NO : 2011/19491
KARAR TARİHİ : 20.12.2011
Karşılıksız çek keşide etmek suçundan sanık …’nin, 3167 sayılı Kanun’un 16/1.maddesi gereğince 9.375 Türk lirası (iki kez) adlî para cezası ile cezalandırılmasına, 16/3 maddesi gereğince bir yıl süre ile (iki kez ) bankalarda çek hesabı açmasının yasaklanmasına dair … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/05/2010 tarihli ve 2009/589 esas, 2010/337 sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 07/01/2011 gün ve 2010/358/2335 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 03/02/2010 gün ve 2011/21378 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195. maddesi uyarınca meşruhatlı davetiye gönderilerek mahkûmiyet kararı verilebilmesi için eylemin birlikte veya yalnızca para cezası ve müsadereyi gerektirmesi gerektiği gözetilmeden, para cezası yanında güvenlik tedbirini gerektiren suçtan savunma alınmadan yazılı şekilde karar verilmesindeisabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
3167 sayılı Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun’un 16/b-4. maddesinde yer alan “Bu suçlardan dolayı yapılan yargılamalarda 04/04/1929 tarihli ve 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 225 inci maddesi uygulanabilir.” şeklindeki düzenlemeye, 20/12/2009 tarihli ve 27438 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 5941 sayılı Çek Kanunu’nda yer verilmemiş olması karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 195. maddesi uyarınca, sanığa gelmese dahi yokluğunda duruşma yapılabileceğine dair açıklamalı davetiye gönderilmesinin yeterli olmayacağı, savunması alınmadan karar verilemeyeceği gözetilmeden, savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmeyip kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yukarıda açıklanan gerekçeyle yerinde görüldüğünden … 3. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.05.2010 gün ve 2009/589 esas 2010/337 sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.